Kültür Sanat

Yerel Kültür Derneği

Mühim olan Sakaryalı olabilmek

Sakarya Yerel Kültür Derneği’ne konuk olduk. Sakar­ya’daki Manav Kültürü’nü yaşatmak için 54 üye ile ku­rulan Dernek bugün 2.500 civarında üyeye ulaşmış.

Sakarya yerel kültür derneğinin faaliyet göstermiş olduğu otağ’ın çevresi 16 tane direkten oluşuyor. 16 tanesi 16 Türk Devleti’ni sembolize eden bir amaçla kurulmuş ve bunu anlatmaya çalışıyor.

Yine bahçemizde de 24 tane bayrak var. Bu 24 Bayrak da Orta Asya’daki 24 Oğuz Boyu’nu temsil etmektedir.

Dönem dönem bayrakları buraya çekiyoruz. Böylece kendi kültürümüzün nerelerden geldiğini, nasıl bir kültüre sahip olduğumuza gençlerimize, çocuklarımıza, gelecek jenerasyona da anlatmaya çalışıyoruz.

Kısa vadeli hedef ise 10 bin üye. Derneğin iki yıldan bu yana başkanlık görevini yürüten Necmettin Kırık ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Kırık, Sakarya Yerel Kültür Derneği’nin temel amacının “Sakaryalılık bilincini yerleştirmek” olduğunu söylüyor. Marmara Bölgesi’ndeki en etkin yerel kültür derneği olduklarının altını çiziyor. Derneğe üye olmak için Manav olmak değil “Sakaryalılığı sindirmiş olmak” ön şart olarak görülüyor. Yani hangi yöreden, hangi bölgeden gelmiş olursanız olun Sakaryalı olabilmişseniz Yerel Kültür Derneği’ne üye olabilirsiniz.

Dernek Sakarya’nın her alanında da var olma iddiasında. Sadece bir yerel kültürü yaşatma amacında değiller.

Sakarya’nın turizminde de ticaretinde de eğitiminde de kültüründe de söyleyecek sözleri var. Sakarya Yerel Kültür Derneği’ni bir de Başkan Necmettin Kırık’ın baktığı noktadan tanımaya hazırsanız buyurun söyleşimize.

Necmettin Bey bize kendinizi tanıtır mısınız? Yerel Kültür Derneği neler yapar?

Benim adım Necmettin Kırık, bilişim sektöründe faaliyet gösteren bir firmam var, 44 yaşındayım. Yaklaşık dört yıldır Sakarya Yerel Kültür Derneği Başkanlık görevini arkadaşlarla birlikte yürütüyoruz.

Sakarya Yerel Kültür Derneği 2002 yılında 54 kişilik kurucular kurulu tarafından kurulmuş, Sakarya’nın yerel ve yerleşik kültürü olan Manav Kültürü’nün bir şekilde kayıt altına alınması ve gelecek nesillere aktarılması ile ilgili çalışmalar yapan bir kültür derneği.

Derneğimize sadece “bir kültür derneği çalışması” veya “bir kültür derneği” gibi bakmak doğru olmayacaktır.

Dernek olarak Sakarya’daki bu ye­rel ve yerleşik Manav Kültürü’nün haricinde “Şehir aidiyeti”, “Sakaryalılık Bilinci” gibi çalışmalarla varlığımızı sürdürüyoruz.

Adapazarı’nda dört dönüm alan içinde bir otağ kurduk; yaklaşık iki yıldır Sakarya Yerel Kültür Derneği’nin otağında derneğimizin faaliyetlerini devam ettiriyoruz. Hem kendi faaliyetlerimiz için bir alan oluşturduk hem de şehirde bir toplanma yeri yapmış olduk. Burada bayramlaşmalar, gece sohbetleri, toplantı gibi dernek faaliyetlerini yapıyoruz.

Manav Kültürüyle ilgili kitaplar oluşturuyoruz. Şu anda dört tane kitabımız hazır. Sakarya’daki Manavların tarihi, Manavların bu bölgeye ne zaman ve nasıl geldiklerini anlatan kitaplarımız mevcut. Sakarya’daki Manav Kültürüne ait kelimeler, çeşitli şiveler var. Bu kitapların içinde çok değerli yazarların yazıları var. Ben dernekte birçok görev aldım ama benim en çok haz aldığım bu kitaplardır. Bu iş, kayıt altına alma anlamında yaptığımız en önemli işlerden birisidir.

Derneğinizin kaç üyesi var? Üyeler sizlere ne gibi destekler sağlamışlardır? Derneğinize kimler üye olabilir?

Derneğimizin şu anda 2 binin üzerinde, 2.300-2.500 arası üyesi var. Her geçen gün üye sayımız artıyor. İlk etapta hedefimiz 10 bin üye. Bu üye sayısına ulaşmak istiyoruz.

Derneğimizde çok değerli insanlar var. Sakarya’nın ticaret erbabı, eşrafı diyebileceğimiz büyüklerimiz var. Bu sebepten “Sakarya’nın Eşrafı” dediğimiz, ticaret yapan, sanayide üretim yapan, her sektörden ve her meslek mensubundan hem yönetim kurulu ve hem de kurucu üyelerimiz var.

Biz bu kişilerle istişarelerde bulunarak, beraber çalışmalar yaparak derneğimizi ileriye taşımaya çalışıyor; değerli büyüklerimizden fayda sağlıyoruz.

Biz, derneğimize üye olacak kişilerin Sakarya’ya ne zaman taşındıklarını, hangi etnik kökene sahip olduklarıyla ilgilenmiyoruz, bizim için önemli olan Sakaryalılık bilincinin ön planda olmasıdır.

Peki, dernek olarak iyi yürüttüğünüzü düşündüğünüz proje var mı?

Derneğimizin amacı en başta söylediğim gibi kuruluş amaçlarından en önemlisi Manav Kültürünün kayıt altına alınıp gelecek nesillere aktarılmasıdır. Ancak önemle belirtmem gerekir ki ben derneğin amacını bu ifade ile sınırlayamıyorum, zira derneğin vizyonu, duruşu, şekli Sakarya… Biz şehir sevme yarışını başlatan bir dernek konumundayız.

Derneğin en önemli çalışmasının ve projesinin bu olduğunu düşünüyorum.

Biz çok sayıda etkinlik gerçekleştiriyoruz. Kitap yazımları, kültür-sanat etkinlikleri gibi birçok çalışma yapıyoruz. Ben her konuşmamda “Sakaryalılık ruhu, şehir aidiyetliği projemiz sonsuz bir projedir” diyorum.

Sakaryalı pek çok vatandaşımız beni gördüğünde “Başkanım ben de Sakarya’yı en az sizin kadar seviyorum!” biz de “E söyle kardeşim o zaman bunu” diyoruz.

Derneğimiz bunu yüksek sesle söylettiren bir dernek. Bu nedenle bence en iyi çalışmamız bu.

Çok güzel. Biz de açıkçası sizin kadar bu şehri sevdiğimizi düşünüyoruz. Gerçekten de Sakarya’nın kokusunu alıyoruz buraya geldiğimizde.

Sakarya’nın tamamını kapsayan bir dernek olması sebebiyle derneğimizin yüksek bir enerjisi var. Bu açıdan baktığınızda belki de Sakarya’nın en büyük sivil toplum örgütü.

Bizim Kaynarca’dan da Karasu’dan da, Hendek’ten de üye potansiyelimiz var. Tabii yapılan çalışmaların da bu durumu yansıtacak nitelikte, ses getirici çalışmalar olması lazım. Bu bağlamda biz de elimizden geldiğince bu yönde çalışmalar üretmeye gayret ediyoruz.

Derneğimizde dijitalleşme, sosyal medya, basın bunları daha iyi kullanarak Sakarya’nın her yerine ulaşmak istiyoruz.

Gayet iyi kullanmışsınız. videolarınız ve sayfalarınızı gördük.

Derneğimiz sosyal medyayı çok iyi kullanıyor. Şehrimize ait, küçük küçük videolar hazırlıyoruz. Köylerdeki teyzelerimize amcalarımıza gidiyor, geçmişte yaşadıklarını anlatmasını istiyoruz ki bunları kayıt altına alalım. Çok değerli olan bu bilgiler belki de on sene yirmi sene sonra kaybolacak ya da unutulacak.

Şimdi de kabak tatlısını gelecek yıllara taşıyacaksınız…

Güzel bir örnek verdiniz. Mesela derneğimizde biz lezzet olarak keşkeği ön planda götürmeye çalışıyoruz. Ben odaklanmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Biz dernek olarak keşkekle iyi bir odaklanma yaptık. Böylece herkes keşkeği öğrendi. Yani bilmeyen kalmadı diye düşünüyorum.

Yerel Kültür Derneği denince keşkek, keşkek denince Yerel Kültür Derneği akla geliyor. Bundan sonra pozisyonu biraz daha değiştirmek lazım. Sakarya olarak kesinlikle lezzetleri daha ön plana çıkarmak lazım. Şimdi de kabağı ön plana çıkarmayı hedefliyoruz. Çünkü kabak Sakarya için çok önemli bir ürün.

Artık her şey bir ticarete dönüştü. Tanıtım da bir ticaret. Herhangi bir turistik bölgeye gittiğinizde bir anahtarlık, hediyelik bir eşya alarak dönüyorsunuz. Bu nedenle kabak dendiğinde konuyu sadece kabak tatlısı ile sınırlamamak gerekir. Kabağın anahtarlığını, kalemliğini yapmak lazım. Ürünü bir pazar oluşturacak şekilde kullanmak gerekir. Yurt içi turizmde de Sakarya’nın payını alması lazım. Deniz istiyorsunuz deniz var. Göl var, su istiyorsunuz su var. Yeşilliği o biçim. Gıda anlamında, ürün anlamında hani derler ya “İnsan dikseniz insan yetişecek!” . Her anlamda Sakarya’da her şey var. Ayrıca Sakarya üretmeye en çok odaklanan illerden birisi.

Sadece tanıtım ve lansmanı belki biraz daha yukarı çıkarmak lâzım. Sakarya’nın insanları gerçekten özel insanlar. Burada birçok etnik kültür birleşince, Sakarya’da da çok özel bir kimlik çıkmış ortaya. Bu değerlerin ön plana çıkarılması gerekir.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu