Yazarlarımız

Siyaset çok kirlendi

Bizden sonrakileri beğenmemek bize atalarımızdan miras. Türklere ait ilk yazılı anıtlarda (Orhon Kitabeleri) “Yeni nesil çok bozuldu” şeklinde bir ibare olduğu ifade ediliyor.

Bunun bir genetik miras olduğunu düşünürsek, farklı alanlar için de uygulayabiliriz.

Siyasetin kirli veya temiz olduğunu düşünmeden önce ne olduğunu bilmek lazım. Pek çok tanımı vardır siyasetin. Pek çok da farklı algısı elbette. Kimi “İnsanları kucaklama sanatı” olarak tanımlar. Fakat çok yanlıştır. Eğer bu tanım doğru olsaydı iktidar-muhalefet kavramları olmazdı.

Hatta tanımda “insanlar” dendiğine göre ülkeler bile şekillenmezdi. Dolayısıyla siyaset insanları kucaklama sanatı değildir.

Bir başka tanıma göre “idare etmek” anlamına gelir. Ki bu da günümüzde doğru bir tanım olmaz. Mevcut siyasilerin aslında idare ettiğini söylemek çok da doğru olmaz. Siyaset mücadele içerdiğine göre idare etmek de aslında “mevcut durumu koruma” anlamına geldiğine göre “idare etmek” günümüz siyaset anlayışına hiç de uygun değildir.

Siyasal akımlara falan girmeden dümdüz bir tanım yapmak gerekirse siyaset doğru kişiyi ötekileştirme sanatıdır. Aslında siyaset “Ben ve öteki” kavramları üzerine kuruludur. “Ben böyle düşünüyorum” dediğinizde yani karşınızdakini “ötekileştirdiğinizde” siyaset başlamış oluyor.

Ülkemizde genel olarak “vasat ümmet olma” anlayışı hakim. Yani çoğunluk ne yaparsa biz onu doğru kabul ediyor ve onun üzerinden gidiyoruz.

Üniversiteye gönderdiğimiz çocuklarımıza ilk tembihlerimizden biri, “Evladım! Ben seni okumaya gönderiyorum. Sakın siyasete bulaşma” oluyor. Burada çocuklarımıza siyasetle terörizmi eşdeğer gösteriyoruz. Çocuklarımıza “Siyasete girersen başın belaya girer” demiş oluyoruz.

Ben de köy çocuğu olarak yetiştiğim için, ailem de pek çoğunuzun ailesi gibi darbelere denk geldiği için bana bu yönde tembihte bulundu.

Ancak okuduğum iletişim fakültesinde gördüğümüz dersler sosyoloji, ekonomi ve siyaset bilimine giriş…

Siyasete girmeyeyim de siyaset bilimi dersini ne yapacağım?

Siyasi oluşumların veya akımların etkisine girmeden tarafsız bir şekilde siyaset bilimini aldım. Ertesi sene uluslararası siyaset, siyasi tarih…

Dünya siyaseti, siyaset tarihi…

Dahası siyasal bilgiler fakültesinden hocalar geliyor. Adam siyaset hocası. Ağzını açmasından itibaren siyaset yapmak zorunda. Dahası sınavda sana da siyaset sormak zorunda.

Okulu bitirdik geldik. Bu defa da “Siyaset çok kirli” diyen bir güruhla karşılaştık. Enteresan olanı bunu söyleyenlerin pek çoğu siyasetin içindeki kişilerdi.

Kısmen haklılık payları da yok değil. Zaman zaman şantaj ve tehditlerin siyasetin içinde olduğunu gözlerimizle de gördük. Herkes alkol alabilir. Ancak bir siyasetçinin alkol alması karşısındaki kesim için kullanılabilecek bir malzeme olabiliyor.

Dahası politikacılar bunun ötesine geçip rakiplerine tuzak bile kurabiliyor. Sıklıkla politikacılar yaptıkları işlerden veya eksik yaptıklarından dolayı değil de özel hayatları ile gündeme gelebiliyor.

Bir şirket müdürü mesai sonrasında istediği gibi yaşayabiliyor. Ancak bir siyasetçi mesai kavramı olmaksızın hayatını sürdürmek durumunda kalıyor. Kendisi tertemiz olmayan toplum siyasetçiden kusursuz olmasını bekleyebiliyor ve bu da çok normal karşılanıyor.

Sonra biraz daha incelediğimde aslında “siyaset çok kirlendi” söylemini kullananların aslında kendi yerlerini koruma içgüdüsünde olduğunu gördüm.

Siyasetin dışında olup politik bir gelecek hayal eden gençlere, örtülü bir şekilde “Siyasetle ilgilenmeyin” mesajı veriliyor.

Siz alışverişinizi yapın, dizi falan izleyin, eğlenin… Ama ülke yönetmek gibi konulara bulaşmayın. O bizim işimiz…

Biz siyasetle ilgilenmeyelim tamam da siyaset bizle ilgileniyor be kardeşim. Bizim ne şekilde yaşayacağımız, hangi kurallara uyacağımız, suya kaç lira ödeyeceğimiz, kaç lira gelir elde edeceğimiz hep siyasetin karar verdiği alanlar.

Hukuk bile siyasetle şekilleniyor. Kanun çıkarmak siyasilerin işi.

Pandemi sürecini göz önüne alalım. Sokağa çıkma yasağının hangi yaş dilimine uygulanacağı, kimlerin sokağa çıkabileceği siyaset tarafından belirlenmedi mi?

Benim evden çıkıp çıkamayacağımla ilgilenen bir otorite ile benim ilgilenmemem ne kadar mümkün olabilir ki!

O zaman şuna karar verdim. Temiz insanlar siyasetle ilgilenmedikleri sürece siyasette bir temizlenme olmayacak.

Kirli su gibi düşünelim. Kirli suyu ötekileştirdiğiniz sürece kokmaya devam edecek. Ama kirli suya ne kadar temiz su ilave ederseniz o kadar berraklaşma sağlanacak. Demek ki temiz su oranını ne kadar yükseltirsek su o kadar temizlenecek.

Siyasete de temiz insanlar girmeye başladığında kirli insanların sayısı azalacak. Zaman içinde yok olurlar mı bilinmez. Ancak bizim geleceğimizle ilgili karar alıcıları “Kirli” olarak nitelendirdiğimiz sürece toplumsal gelişmişlik hayal olacak.

Unutulmaması gerekir ki siyasetle ilgilenmeyen temiz insanları temiz insanlarla ilgilenmeyen siyasiler idare eder.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu