Röportaj

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası

Amacımız ilk beşte yer almak

Sakarya’nın ekonomisinin nabzının attığı Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Başkanı Akgün Altuğ ile iş dünyasını konuştuk. Sakarya’nın her alanda çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Altuğ ülke ekonomisinde de adlarını duyurmak için gayret ettiklerini söyledi. “Sakarya üreten bir il. 2019 sonu itibari eli 6 milyar dolar civarında ihracat yapan bir şehir. Bu ciddi bir ihracat. İhracatta ilk 7 il arasındayız. Hedef ilk 5 içinde olmak ve ihracatçı sayımızı attırmak” diyen Altuğ bunun için çeşitli projeler geliştirdiklerini de söyledi.

Ofisinin kapılarını bize açan Altuğ, SATSO’nun çalışma sisteminden tarım ve turizme bakışlarından, üniversite ile ilişkilerinden turizme kadar pek çok sorumuza içtenlikle cevap verdi.

-Öncelikle sizi tanıyarak başlayalım. Akgün Altuğ kimdir? SATSO Başkanlığı’na nasıl gelmiştir?

1964 Sapanca doğumluyum bütün öğrenimimi Adapazarı’nda yaptım. Meslek lisesi mezunuyum. 1985 yılında İstanbul’da bir firmada çalışmaya başladım. 1988 yılına kadar burada çalıştım. O firmada daha önce yurt dışına ihraç edilen bir parçayı burada kendimiz üreterek gönderiyorduk. Daha sonra kendi işimizi kurduk. 2005 yılında meclis üyesi olarak Ticaret Sanayi Odası’na girdim. 2009 yılında da yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu’na seçildim. 2013 yılında Meclis Başkanı oldum. 2018 yılında ise yeniden Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildim ve 2023 yılına kadar bu göreve devam edeceğim.

SATSO Başkanı olduktan sonra çok fazla özel yaşamım olduğunu söylemem. Bir süre Büyükşehir Belediyesi Basket Takımı’nın başkanlığını yaptım. Takımımızı Süper Lig’e çıkarmak gibi bir hedefimiz vardı ve bunu başardık. Süper Lig’e çıkarttık. O dönem SATSO Başkanlığı’na seçilince o görevi bıraktım. Tüm mesaimi SATSO’ya vermeye başladım.

  • Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın görev ve sorumlulukları neler? Biraz da bundan söz edebilir misiniz?

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın farklı bir konumu var. SATSO bu şehrin en büyük meslek örgütü. 10 bin civarında bir üyesi bulunuyor. Bu üyelerimiz Sakarya’nın coğrafi olarak her noktasına yayılmış durumda. Üyelerimizin şehre sağladığı ekonomik katkı, istihdam yönünden baktığımızda Sakarya’nın en büyük meslek örgütü olmanın yanında en büyük sivil toplum kuruluşu olma özelliğimizi de ön plana çıkartıyor. O güçle birlikte biz kendimize farklı bir misyon yüklüyoruz. Sakarya’nın kaldırımı, yolu, trafiği, sosyal yaşamı, kültürü, Sakaryaspor’u, ekonomisi, istihdamı her şeyiyle ilgili bir kurumuz. Zaman zaman sıkıntılar, övünülmesi gereken konuları, söylemleri biz meclis toplantımızda zaman zaman sizlerle, kamuoyu ile paylaşıyoruz. SATSO bu şehrin temel taşı, en büyük sivil toplum örgütüdür bu bize çok büyük sorumluluk yüklemekte.

  • Sakarya’da ticaretin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Anadolu’dan İstanbul’u ayırırsanız, ben Sakarya’yı Anadolu’daki en şanslı illerden olarak addediyorum. Çünkü bu şehir hem zirai anlamda üretiyor, hem sınai anlamda üretiyor. Yavaş yavaş kazandığımız yeni farklılıklar var. Kime göre? Rakip illere göre. Bizde yakın illerle veya Anadolu’daki bazı illerle rekabet halindeyiz. O nedenle farklılıklar yaratıyoruz. Bu farklılıkları artı anlamda hissediyoruz. Çünkü bizim jeopolitik konumumuz birçok ilden daha avantajlı. Yolların üzerinde bir şehiriz, havaalanına yakınlığımız ve artık çok büyük bir avantajımız olan bir limanımız var. Bu liman bizim bu bölgenin lojistik üssü haline gelmemize de sebep oluyor. Tarım var, çok değerli tarım arazilerine sahibiz, üretim her geçen gün artıyor bu şehirde. Jeopolitik anlamda lojistik üstünlüğümüz var bu çok büyük bir avantaj. Bunun haricinde yavaş yavaş turizmimiz gelişiyor.

Sapanca, İstanbul’a ya da metropollere yakınlığı ile hafta sonu turizmi, hem de kongre turizmi açısından çok önemli bir ilçemiz. 3 tane 5 yıldızlı otelimiz var, yenileri de eklenecek. Bu bize büyük bir avantaj sağlıyor. Özellikle yaz aylarında körfez ülkelerinden gelen insanlar çok ciddi dövizler bırakıyorlar. Sakarya’nın ticaretinin gelişerek devam edeceğini umuyorum. Sapanca’nın o yeşilliğini kaybetmemesi lazım. 15-20 yıl önceki havadan çekilmiş fotoğraflara bakın Sapanca çok ciddi anlamada betonlaşıyor. Onu kaybettiğimiz anda o körfez ülkelerindeki insanlar gelmezler onları kaybederiz. Ben buradan şehrin bütün erklerine sesleniyorum, çok dikkat etmemiz lazım.

Türkiye’nin özellikle Avrupa’ya çıkan gümrük kapıları her geçen gün yoğunlaşıyor. Kapıkuleye giren TIR 36 saatten önce kapıdan çıkamıyor. Çok ciddi şekilde yığılma var. Bunun tek çözümü Ro-Ro, deniz yolu. Bizim Karasu Limanı’ndan Ukrayna’ya haftada 2 kere Ro-Ro seferimiz var. Ama yakın zamanda Romanya’nın Kostence şehrine ve yine yakın bir zamanda Bulgaristan’ın Burgaz şehrine Ro-Ro seferlerimiz olacak. Dolayısı ile gümrük kapılarındaki yoğunluğu azaltmanın yegâne tek yolu Ro-Ro seferleri. En yakın liman Karasu Limanı. Bunu inşallah gelecekte de çok kullanacağız. Karasu bu anlamda çok önemli olmaya devam edecek. Demiryolu sorununu da en kıza zamanda çözmeyi hedefliyoruz. Eski projenin yanlış projelendirmeden dolayı iptal olduğunu ve yeni bir proje yapılacağını biliyorum.

-Sakarya’nın sadece ticarette değil, sanayi, tarım ve turizmde de başarılı olması için neler yapılmalı?

Bizim yanlış hatırlamıyorsam 250 bin hektar sulanabilir verimli tarım arazimiz var. Biz şimdi organize sanayi bölgeleri yapıyoruz.  OSB’lerle bu sanayimiz büyüsün istiyoruz. Biz bu kadar büyük alan içerisinde tarım anaları haricinde de OSB kuracak alanlar bulabiliriz. Asla ve asla tarıma zeval vermeyecek şekilde, tarım alanlarına dokunmadan büyümeyi başarmalıyız.

Şimdi biz şehrin stratejik plan çalışmasını yapıyoruz. Valilik, Büyükşehir Belediyemiz, 2 Üniversitemiz, SATSO ile şehrin bütün ortakları, şehrin yaşayanları hep birlikte bu şehrin kısa, orta ve uzun vadede nereye gidebileceğini, hangi konularda profesyonel olabileceği konularında bir çalışma yapıyoruz. Bu ay ilk taslaklar çıkmaya başlayacak. Burada tarıma ne kadar önem verdiğimiz bir kez daha görülmüş olacak. Tarım anlamında kendine yetecek az sayıdaki ülkelerden bir tanesiyiz. Bu özelliğimizi son yılarda kaybettik. Yurtdışından tarım ve tarımsal ekipmanlar alır hale geldik. İyi bir tarım politikası ile geriye dönmemiz lazım.

Büyümek istiyorsak, bunun tek yolu üretmek. Tarım anlamında üretimi nerede yapacağız, verimli tarım topraklarında. Sınai anlamında yapacaksak bunu OSB’lerde veya planlanmış sanayi sitelerinde yapmalıyız.

Kocaali’de kurulması gündeme gelen Kimya OSB için, Kimya Sanayicileri Derneği var. Onlar bizi ziyaret etti, “Biz Türkiye’nin herhangi bir yerinde kimya teknolojileri sanayi sitesi kuracağız. Araştırma yaparken Sakarya’ya da geldik” dediler. OSB’lerin kurulması Ticaret Sanayi Odaları’nın işidir. Ama buna sadece biz karar veremeyiz. Şehrin valisi, belediye başkanı, siyasileri, diğer kurumları hep birlikte karar verir. Ben bu fikri Sayın Valimize sundum ve istişare ettik. Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanımız ile istişare ettik. “Kimya” adı itibari ile gelen beylere “Bizim çekincelerimiz var, siz gidin Türkiye’de başka bir bölgede bunu yapın” deyip gönderdik. Ve o konuyu kapattık.

Zaten var olan turizm destinasyonlarımız var. İç Turizm anlamında Karasu, Kocaali turizm bölgelerimiz. Longozumuz var.  Göllerimiz, ovalarımız, yaylalarımız, derelerimiz var. Özellikle İstanbul’dan Ankara’dan gelen insanları bir gün daha fazla burada daha fazla kalmalarını nasıl sağlarız, nasıl tutarız bununla ilgili çalışma yapıyoruz. Altyapı itibari ile oteller, restoranlar falan yeteri kadar var, yenileri de yapılıyor. Turizm komisyonumuz ile yeni insanların nasıl vakit geçirecekleri, nereleri gezip görecekleri ile ilgili yeni rotaları çiziyoruz. Mesela bir Taraklı’dan başlayıp İpekyolu destinasyonu ile ilgili bir yürüyüş ve gezme rotası belirledik. İlgili tüm kurumlara anlattık ve çok rağbet gördü. Otellerimizin lobilerine de bu rotayı bırakacağız. Ancak bu rota üzerinde gezerken ne yiyip içecekler. Bununla ilgili bir çalışma yapıyoruz, “Topraktan Tabağa Bir Gastro çalışması.” Ciddi bir etnik kültür zenginliğimiz var. Bunların hepsi gelirken yanlarında oraların yemek kültürlerini de getirmişler.

Ekibimiz köy köy geziyor. Eskiye dair ne varsa reçeteliyor. Yeri geldiğinde onları kitaplaştıracağız ve sunumunu yapacağız. Daha sonra da otellerin restoranların da o çalışmalardan bireyler olsun isteyeceğiz.

– Sakarya’nın ülke genelindeki ticarete katkısı nedir?

Sakarya üreten bir il. 2019 sonu itibari eli 6 milyar dolar civarında ihracat yapan bir şehir. İhracatta ilk 7 il arasındayız. Hedef ilk 5 içinde olmak ve ihracatçı sayımızı attırmak. Sakarya’nın Türkiye’ye olan katkısı yaptığı ihracat ile ölçülebilir. İşin başı üretim. Üretim dediğimizde hem ihracattan bahsetmiyorum, içerdeki yurt dışındaki ticaretten de bahsediyorum.

-SATSO’nun 2019 yılı nasıl geçti?

2019 yılı çok yoğun geçti. Bizim meclisin haricinde ihtisas komisyonlarımız var. İhracatı Geliştirme Komisyonu, İthalatı Geliştirme Komisyonu, Çevre Komisyonu, Turizm Komisyonu gibi… Bunların haricinde Genç Girişimcilerimiz, Kadın Girişimcilerimiz çalışmalar yapıyor. Komisyonlarımızda hem üyelerimiz var, hem belediye ve Valilik’ten ilgili kurumlarda çalışan arkadaşlarımız var. Amacımız bu şehrin ekonomik olarak daha iyi yerlerde olması. Ekonomimiz iyi olursa yaşam anlamında daha iyi bir Sakarya olacağından eminiz.  Bazı kriterlerimiz var tabi, çevresel olarak iyi bir konumda olmalıyız. Tarımı asla bırakmamalıyız. Biz diyoruz ki; “Üreten bir il olmalıyız. Aynı zamanda kültür ve sanat üreten, kimliği olan bir il olmalıyız.”

-Boş zamanlarınız da neler yapıyorsunuz? Hobileriniz neler?

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı olduktan sonra açıkçası kendime ayıracak fazla zaman bulamıyorum. Öncelikle babayım. Ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum. Basketi seviyorum. Sabah bu hayatın içine giriyoruz, akşam saat 9-10’a kadar çalışıyoruz. Haftada bir kitap okumaya çalışıyorum. Bunu yönetim kurulu üyelerimizle birlikte yapıyoruz. Herkes haftada bir kitap okuyor. Bu roman değil, araştırma, tarih üzerine genelde.

-Sakarya için yapılan en önemli proje ne sizce?

Karasu’da yapılan liman kesinlikle. Baktığınızda Karadeniz ve balkanlara bağlantısı açısından Türkiye’nin en önemli limanlarından biri kesinlikle. Hem Karasu, hem Sakarya, hem Türkiye için çok önemli.  Ancak buna takviye gerek, demiryolunu acil olarak bağlamamız gerekiyor.

-İş dünyasının üniversiteye bakış açısı nedir?

Üniversitelerimiz bizim için çok önemli. Şehir yalnız üniversitelere gelir kapısı olarak bakıyor. Biz iş adamları, sanayiciler üniversitelerimize farklı bakıyoruz. Proje geliştirme merkezi olarak görüyoruz. Zira iki rektörümüz ile çok ciddi çalışmalarımız var. Hem onlara yeni yerleşimler anlamında destek veriyoruz. Hem çok sık bir araya gelerek neler yapabiliriz görüşüyoruz. Biliyorsunuz 3+1, 7+1 projeleri Sakarya’da başlamış ve tüm Türkiye’ye örnek olmuş projeler.

İhracatımızı arttırmak için yaptığımız UPET Projemiz var. Yabancı öğrencilerimizle yaptığımız çok önemli bir proje. Bazen onlardan proje geliyor, bazen biz onlara proje götürüyoruz. Üniversiteler şehrin ekonomisine ve şehrin akademik yapısına çok ciddi destek veriyorlar.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu