Röportaj

Mentora College Dil Okulları

Bundan üç yıl önce FESTİVAL DİL OKULU olarak, doğrudan eğitim alanından gelen kurucularımızın bugüne kadarki kurumsal bilgi ve deneyimlerini, öğrencilerimizin hem çağdaş yabancı dil eğitiminin gerektirdiği yenilik ve gelişmeleri deneyimleyebilecekleri hem de eğitsel ve sosyal anlamda aradıkları standardı karşılayacak nitelikte bir dil okulu yaratmak üzere yola çıktık. Hem Sakarya’da hem de Türkiye’de ilk olan bir girişime imza atmanın heyecanını taşıyorduk.  İşin mutfağından gelmenin avantajlarının yanında ilk olmanın dezavantajlarını da yaşadık.

Farklı olan neydi? Avantaj ve dezavantaj dediğin şeyleri biraz daha açar mısınız?

Her birimiz hem kendi eğitim hayatımızda sonrasında da çocuklarımızın eğitim süreçlerinde yabancı dil eğitiminin sıkıntıları ile karşılaşmışızdır. Benim sık kullandığım bir tabir var. Türkiye’de İngilizce eğitim seviyesi nedir diye sorsanız alacağınız cevap yüksek oranda “Anlıyorum ama konuşamıyorum. “ olur. Hatta kimi zaman buna İngilizce ile aramızdaki platonik aşk dediğim de olur. Tam da bu durum bizim kafamızda bazı soru işaretleri oluşturdu. Niye platonikti bu durum niye anlıyor ama konuşamıyorduk. Anladığımız bir dili konuşamamak tam da bilmediğimizin göstergesi değil miydi? Vs. eğer eğitimciyseniz işe önce sorularla başlıyorsunuz sonra da onların çözümü için harekete geçiyorsunuz.

Dilbilimci arkadaşlarla uzun uzun toplantılar yaptık. Yanlışın nerden kaynaklandığını bulmaya çalıştık. Hatta bir toplantıda şöyle bir şey sorduğumu hatırlıyorum. Yurtdışından gelen tanıdıklar, akrabalar devlet okullarında okumuş olsalar dahi İngilizce biliyorlardı. Yurtdışı derken sadece batı ülkelerinden gelenleri kastetmiyorum. Bizim ülkemizde ne oluyordu. En pahalı kitapları alıyoruz, çocuklarımızı kolejlere gönderiyoruz, ders saatleri fazla… Türkiyeli olmakla mı alakalı bu yoksa sistemsel mi bir sorun var dedim. Tabi ki sorun sistemseldi.

 İngilizce bir ders değil iletişim dili demişti arkadaş. Ve bizim sistemimizde dil eğitimindeki 4 temel becerinin sadece bazılarını geliştirecek bir anlayış vardı bu da “anlıyorum ama konuşamıyorum” dediğimiz dil seviyesine yol açıyordu. Burada kısa bir parantez açmak isterim. Dil eğitimi dört temel beceriden oluşur. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme. Bizim ülkemizde geneldeki eğilim, eğitim sürecinde okuma ve yazma kısmına yönelik metotlarla ilerlenmesi. Okuyoruz, yazıyoruz ama konuşamıyoruz. Nutkumuz tutuluyor. Bu beceriler arasında makas farkının olmaması gerekir.

Geleneksel sınıf anlayışı yerine yüz yüze eğitime doğru bir şekilde entegre edilen eğitim teknolojileri hem öğrenmenin kalıcılığını hem de öğrenci motivasyonunu artırır. Tabi ki sadece bir eğitim teknolojisini kullanıyor olmanız bunu için yeterli değildir. Günümüzün teknoloji hızı bizleri her gün yeni bir adaptasyona zorluyor. Bu değişim hızına hem yetişmek hem de doğru, verimli kullanmanın yollarını keşfetmeliyiz. Bir dönem hatırlıyorum; eğitim teknolojilerinin ilk kullanılmaya aslında yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda her öğretmen projeksiyon, akıllı tahta vs. ne en son çıktıysa bunu derslerinde kullanmaya çalışıyor kimi kurumlarda öğretmenlerini kullanmaları yönünde zorluyordu. Burada gözden kaçırılan çok önemli bir şey vardı. Teknoloji araç mı amaç mı? Biz eğitimcilerin öncelikle bu soruya cevap vermemiz gerekiyordu. Araç olduğunu biliyorduk ancak uygulamalar böyle değildi. Çoğu öğrencimden olumsuz geri bildirimler alıyordum. Çünkü geçmişte öğrenciyi derse katmayan, kara tahta önünde öğretmenlerin tek kişilik eylemine bir de teknolojik bir araç eklenmişti. Öğretmen kara tahtadan slaytlara geçmişti. Burada anlatmak istediğim en başında da söylemeye çalıştığım şey aslında. Teknoloji ya da başka bir aracın eğitime doğru şekilde entegre edilmesi. Bu tabi ki söylemesi kadar kolay bir şey değil. Bunun için  kendini geliştirmeye açık iyi eğitim kadrolarına ve onları destekleyecek akademik destek birimlerine ihtiyaç var. Bu planlamalar doğru yapılmadığında maalesef teknolojik araçlar motivasyonu ve öğrenmenin kalıcılığını artırmak yerine işin sıkıcılığına yenilik katmış oluyor.

​Teknolojik araç İngilizceyi ya da başka bir dersi öğretmez. Öğrenme böyle bir süreç değildir. Önce öğrenme süreçlerini iyi bilmeli ve tüm araçları (öğretmen, materyal vs.) bu yolda doğru şekilde yerleştirmeli ve müfredatlar planlanmalı. Bu yapılar da her zaman değişime açık olmalıdır.

Aslında bu anlattıklarımda avantajlı kısım anlaşılıyor. Bir şeyi doğru bir şekilde yapmak size avantaj sağlar ve öğrenci memnuniyeti ve başarısı da bunu destekler.

Ancak farklı bir şey yapmak doğrusu bu bile olsa zorlukları beraberinde getiriyor. Çünkü köyün delisi durumuna düşüyorsunuz. Sistemi anlatıyorsunuz, insanların aklına yatıyor ama bilindik olmaması tedirginlik hatta güvensizlik yaratıyor. En çok yaşadığımız şeylerden birisi seviye belirleme sınavlarında oluyordu. Öğrenci daha önce belli bir düzeyde eğitim almış. Seviyesini biliyor ama dört temel beceriyi ölçmek için biz tekrar seviyesini alıyoruz ve daha düşük bir seviye çıkıyor. Bunun nedenleri anlatmak eğitim hizmeti satın almak isteyen kişiye koskoca bir eğitim sisteminin hatasını anlatmaya dönüşüyordu. Dediğim hem farklı yöntemlerle bir iddiada bulunuyorsunuz hem de bunu Sakarya’dan çıkan bir ses olarak yapmaya çalışıyorsunuz. Kendimizi don kişot gibi hissettiğimiz zamanların sayısı hiç de az da değildi. Ta ki Mentora ile karşılaşıncaya kadar. Onlar bizi buldu ve bizde derin bir oh çektik. Bu konuda yalnız değildik.

Peki Mentora College’da neler yapıyorsunuz?

Bu sorunun cevabı çok geniş. Öncelikle kim olduğumuzdan bahsetmekle başlayalım. 

Mentora College, üç kıtada ve yedi ülkede 4 üniversite, 2 dil okulu ve 6 uydu kampüsüyle eğitim veren BAU Global’in dil eğitimi alanındaki kuruluşlarından biri. BAU Global bünyesinde yaklaşık 8 yıl önce Washington merkezli olarak kurulan Mentora, 2 yıldır Türkiye’de de eğitim veriyor. Eğitim içeriği, dil sınavlarına hazırlık programları, tüm dünyada geçerli sertifika programları ve öğrencilerine sağladığı yurt dışında eğitim imkanlarıyla yabancı dil alanında oldukça iddialı bir marka olan Mentora College, aynı zamanda ülkemizin ilk ve tek dil okulu. Böyle büyük bir kurumun çatısı altındayken ilk ve tek dil okulu olduğunuzu söylemek artık çok güzel. Sakarya dahil yaklaşık 30 şubeyle artık Türkiye’de Mentora.  Dil okulu kavramını bu kadar vurguluyorum çünkü verdiğiniz yabancı dil eğitimini uluslararası geçerliliği olan sertifikalarla destelemek çok önemli. Bu daha önce dil kurslarında olmayan bir şey.

Mentora College’de, hangi dillerin eğitimi veriliyor?

Merkezimizin Amerika’da bulunması nedeniyle çıkış noktamız İngilizce. Kurumumuzda Cambridge University Press kaynakları kullanılıyor. Bununla beraber Almanca, İtalyanca, İspanyolca ve talebe göre diğer tüm dillerin eğitimini veriyoruz. 3-7 yaş arası için özel programlarımız var. 7 yaştan itibaren de yaşlara göre düzenlenmiş programlar mevcut.

Kurumun eğitim sisteminden de biraz bahseder misiniz?

Klasik kurs anlayışından farklı bir sistemimiz var. Bir dili öğrenebilmek için belirlenmiş standartlar vardır. Biz daha öncesinde de bunu baz alarak eğitim sistemini oluşturmuştuk. Mentora’da da aynı sistem uygulanıyor. 12 rating’li bir sistemimiz var. Dil eğitimindeki en önemli şeylerden biri seviyenin doğru tespit edilmiş olmasıdır.  Çok ayrıntılı bir seviye tespit sistemimiz var. Genelde kurslarda uygulanan sistemde  6 seviye vardır, biz bu seviyeleri kendi içinde de kategorilere ayırıyoruz. böylece kişinin yabancı dil konusundaki eksiğini çok net belirliyor ve eğitimini ona göre planlıyoruz. Öğrencilerimizin seviyelerini net bir şekilde tespit ettikten sonra hedeflerini konuşuyoruz. Ve bu hedeflere nasıl ulaşabileceklerinin yol haritasını çiziyoruz. Biz buna mentorluk diyoruz. Ve bu danışmalık ve geri bildirim tüm eğitim boyunca devam ediyor.  Bu yüzden de eğitim süresi öğrencinin seviyesine ve varmak istediği noktaya göre değişiyor. Her rating ortalama 1,5 ay sürüyor. Yani başlangıç düzeyinde olan öğrencilerimiz için toplam eğitim süremiz 18 ay. Bununla birlikte, yurt dışında kendisini ifade edebilecek düzeyde yabancı dil öğrenmek isteyen birisinin, bu beceriyi kazanması için 8 rating yeterli oluyor. Bazen de dil sınavlarına hazırlanmak isteyen öğrencilerimiz oluyor.  Onların programları bireysel olarak hazırlanıyor.

Hangi dil sınavlarına öğrenci hazırlıyorsunuz?

Mentora College olarak hem yurt içi akademik İngilizce sınavlarına (E-YDS, YDS, YÖK-DİL, TIP-DİL, YKS-DİL) hem de yurt dışında akademik kariyerini devam ettirmek isteyen lisans mezunları ve akademisyenlerin alması gereken TOEFL, IELTS, PTE, SAT gibi sertifikaların alındığı sınavlara hazırlıyoruz.  Bunun yanı sıra uluslararası geçerliliği olan CELTA sertifikası için de eğitim veriyoruz.

 Biraz bu sertifika programlarından bahseder misiniz?

Cambridge University Press işbirliğiyle çocuklarımızın İngilizce seviyelerini uluslararası standartlarda gösteren YLE-Starters, Movers, Flyers ve KET, PET sertifikasyonlarına hazırlıyoruz. 

Ayrıca Mentora College olarak,  kurumumuzda uygulanan Pathway Ortaklık Programı sayesinde gençlerin akademik potansiyellerine tam olarak ulaşmasına destek oluyor. Saygın üniversitelerle ortaklıklar kuruyoruz ve Mentora College mezunları, ortak kurumlarımızda lisans derecesi programlarına başvururken özel avantajlardan faydalanabiliyor.

Ve yetişkinlere iş imkanları yaratabilecek CELTA (Certificate in Teaching English to Speakers of Other Languages). Ana dili İngilizce olmayan İngilizce öğretmenlerine yönelik, İngilizce Öğretme Sertifikası programı CELTA, uluslararası geçerliliği olan, yeni öğretim tekniklerini içeren bir programdır. Uluslararası geçerliliği olan bu denklik sertifikasına sahip olabilmek için 18 yaşını doldurmuş ve en az 2 yıllık ön lisans diploması gerekiyor. İngilizceniz iyi, İngilizce öğretmenliği yapmak istiyorsanız bu konuda Türkiye’nin yetkili tek sınav merkezi olan Mentora’da CELTA sertifika programına katılabilir, başarılı olduğunuzda da dünyanın her yerinde İngilizce öğretmeni olarak çalışabilirsiniz. Ayrıca  CELTA ile İngilizce öğretmenleri, yurt dışında da mesleklerini yapabilirler.

 İlk olarak çocuk programlarından başlayalım, ders saati, eğitim materyalleri…

Her yaş grubuna hedefine ya da ihtiyacına yönelik birebir özel ders veriyoruz. Ancak 3-7 yaş arası çocuklarda özel ders dışındaki uygulamaları uygun bulmuyoruz ve bu yaş grubuna sadece özel ders hizmeti veriyoruz. Çünkü bu yaşın özelliği bunu gerektiyor.

Mentora Kids programları, haftada 6 saatten oluşuyor. Haftasonu sabah ve öğlen gruplarımız var. Hafta içi de öğrencilerin okul saatlerine göre haftada 3 gün 2 ders saati olacak şekilde planlıyoruz. Eğitim süremiz, okul takvimiyle paralel devam ediyor yani dersler haziran ayında son buluyor. Okul dönemi dışında yaz okulu programlarımız da mevcut. Mentora’nın bir de Family Club uygulaması var. Anne ve babaların yabancı dili çocukların derslerini takip edecek ya da onlara yardımcı olabilecek düzeyde olmayabilir ya da birlikte bu süreci deneyimlemek isteyebilir. Bu gibi durumlarda, eğer talep ederlerse onlara, çocuklarıyla birlikte eğitim alabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Böylece hem çocuklarına yardımcı olabiliyor hem de en az çocuğunun düzeyinde İngilizce bilgisine ulaşıyorlar.

Öğrencilerimizin, ana dili İngilizce olan eğitimcileriyle birlikte katılabileceği konuşma kulüplerimiz var.  Bu kulüplerde öğrencilerimize gramere hiç takılmadan ana dili İngilizce olan biriyle konuşma imkanı sağlıyoruz. Öğrenciler seviyelerine göre belirlenen kulüp saatlerine ücretsiz olarak katılabiliyor. Kulüplere eğitim hizmeti tamamlansa dahi öğrenci istediği sürece devam etme hakkına sahip.

 Kurumlara yönelik eğitimlerimiz var. Kurumlarla farklı biçimlerde çalışıyoruz. Yerinde eğitim isteyen kurumlar olabiliyor. Kurulduğumuzdan bu yana bu eğitimleri verdiğimiz kurumlar var. Bazı kurumlar sadece maddi olarak çalışanlarının eğitim süreçlerini destekliyor ve bizim kurumumuzda eğitim almalarını istiyor. Bazıları ise daha spesifik ihtiyaçlarla başvuruyorlar. Mesleki İngilizce, yurtdışı ile yapılacak toplantılar vs. bu gibi durumlarda ihtiyaca yönelik özel ders planlamaları yapıyoruz. Talep farklılaşsa da verdiğimiz hizmette çok önemsediğimiz şey raporlama ve geri bildirim. Eğitim direktörü tarafından düzenli ders gözlemleri hem kurumsal hem de diğer gruplarda yapılıyor.  Her öğrenciye, veliye ve kurum yetkilisine; öğretmenlerden alınan düzenli geri bildirim, ders içi performanslar, sınav performansları ve ders gözlemleri ışığında raporlama ya da görüşme yapıyoruz.

 Peki dil eğitimi için sıkça söylenen şey de yurtdışı deneyimidir, bu konuda neler yapıyorsunuz?

Bu konuda iki farklı imkan sunuyor Mentora. Yurtdışına eğitim için gitmenin maddi olanak dışında en önemli ayaklarından biri de yaş. Yurtiçinde yurtdışı eğitimi sunan, çocuk ve gençlere yönelik Fethiye’de bir köyümüz var. Mentora College,  Fethiye’de 30 dönümlük bir arazi üzerine ‘İngilizce köyü’ kurdu. Spor alanlarından yüzme havuzuna kadar çok zengin bir aktivite sahasına sahip olan bu kasabada Türkçe konuşan bir kişi bile yok. Öğrencilerimiz burada 2 haftadan 2 aya kadar hem tatil yapıp hem eğitimlerine devam edebiliyor. Döndüklerinde İngilizce konusunda ciddi yol kat etmiş oluyorlar.

Öğrencilerimiz bu eğitimi yurtdışındaki okullarımızda almak istediğinde de onları yalnız bırakmıyoruz.  Türkiye Mentora’dan yurt dışına giderseniz, yüzde 30’lara varan indirim avantajı da oluyor. Bazı şubelerimizin konaklama imkanı da bulunduğu için yurt dışı eğitimin maliyeti ciddi oranda düşüyor.

BAU GLOBAL çatısı altında olmanın avantajları bunlarla da sınırlı değil.  Bahçeşehir  ve Uğur Okullarından Mentora’ya ya da  Mentora’dan bu okullara giden öğrencilerimiz için yüzde 25 indirim sağlanıyor. Bununla birlikte, 2020-2021 eğitim yılı itibariyle Bahçeşehir Üniversitesi hazırlık programı,  Mentora College’de verilmeye başlanacak. Bu çok önemli bir şey. Hem aileler hem de öğrenciler için. Bahçeşehir üniversitesi’ni kazanan bir öğrenci hazırlık eğitimini kendi şehrinde bulunan Mentora College şubesinde alabilecek.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu