Röportaj

LEZZETLİ EKMEĞİN BAŞKENTİDİR SAKARYA..

Türkiye Fırıncılar Federasyonu başkanı Halil İbrahim Balcı, pandemi sürecinde ekmeğin üretim şekli, tüketim oranları ve ekmeğe dair merak edilen pek çok konuyu sizler için açıkladı.

Türkiye genelinde bir federasyon başkanısınız. Tüm Türkiye’deki fırıncıların sıkıntıları ile ilgilenmek durumundasınız. Ankara’dan bakıldığında Sakarya problemli bir il mi?

Öncelikle Sakarya’nın vizyon sahibi bir büyükşehir olduğunu söylemek istiyorum. Biz yola çıkarken Sakarya’da yaptıklarımızın ülke genelinde yaygınlaşmasının tüm fırıncılarımızı rahatlatacağını biliyorduk ve çalışmalarımızı da bu çerçevede başlattık. Ekmek, takdir edersiniz ki, vatandaşımızın temel gıda maddesi… Bir nimet… Tan ağarırken ve güneş batarken “sıcak sıcak” ekmeklerin sofraya gelmesinde bütün fırıncılarımız “emeklerini alın terleri ile yoğururken” tek bir düşünceleri vardır. İnsanımız ekmeksiz kalmasın, güne sağlıklı başlasın. Bu bağlamda Sakarya diğer illerimizden biraz daha farklıdır. Zira en kaliteli ekmeğin, en hesaplı sunulduğu şehirdir. Lezzetli ekmeklerin başkentidir Sakarya, dersek, yanlış bir şey söylememiş oluyoruz.

Fırıncılar Türkiye’nin en hassas görevlerinden birini yapıyor. Özellikle pandemi sürecinde üstün bir çabayla hizmet vermek durumunda kaldınız. Bu süreç içinde alınan hijyen önlemleri nelerdi?

Evet, fırıncılarımız salgın sürecinde çok iyi bir imtihan verdi. Başta İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu olmak üzere ilgili tüm mercilerle istişare içerisinde süreci sıkıntısız bir şekilde tamamladık. Önemli bir tecrübe edindik. Hijyeni sahada aktif olarak uyguladık. Satış reyonlarımızı sosyal mesafeye uygun olarak düzenledik. Çalışanlarımız, eldivensiz, bonesiz ve maskesiz, asla müşteri ile temas etmedi. Çalışma alanlarımızı her gün dezenfekte ederek vatandaşlarımızın gönül rahatlığı ile alışveriş yapmalarına imkân sağladık. Tüm çalışanlarımız Bilim Kurulumuzun önerilerini hayatlarına adapte ettiler. Biz kurallara uyduğumuz için huzurluyuz, vatandaşlarımızdan da salgın kurallarına uymalarını rica ediyor; hep birlikte bu hastalıktan kurtulmayı umuyoruz.

Türkiye’de temel ihtiyaç maddesi ekmek… Bunun için ekmeğin fiyatı, yapılışı, gramajı tüm ülkede gündem oluyor. Ekmeğin maliyetini nasıl hesaplıyorsunuz? Her fiyat artışında aldığınız tepkileri normal buluyor musunuz?

Tabii, temel ihtiyaç maddesi olması dolayısıyla ekmek, gündemde her daim ilk sıralarda oluyor, fiyat artışı yaşandığı zaman. Ancak, şu kesin olarak bilinmeli ki, bizler, artık dayanılmayacak bir noktaya gelindiğinde fiyat arttırmaya çalışıyoruz. Akaryakıta, elektriğe, doğalgaza gelen artışlar; undaki fiyat hareketliliği, asgari ücretteki değişiklikler… Bazı illerimizde 1-1,5 yıldır fiyatlar neredeyse aynı. Odalarımız, ekmek fiyat taleplerini, kendi illerinin şartlarına göre hazırlayıp, talep ediyorlar. Fiyat alımı esnasında da bir süreç var. Her ilde, Tarım İl Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası ile ilgili Meslek Odası üyelerinden oluşan bir komisyon var. Komisyondan geçen talep, önce bize, sonrasında da Ticaret Bakanlığı’na gittikten sonra, Birlik onayıyla geçerlilik kazanıyor.

Tepkiler konusuna gelince, bu normal bir durum. Zira iyi bir şekilde anlatıldığında olumsuz tepkilerin, anlayışla karşılandığını görüyoruz. Çünkü bizler de bu ülkenin vatandaşlarıyız.

Olası bir ikinci pandemi dalgasına fırıncılarımız ne kadar hazır?

Türkiye’de vatandaşımız hiçbir zaman ekmeksiz kalmaz. Bizler, her türlü senaryoya karşı hazırlıklıyız. Devletimizle birlikte vatandaşlarımıza her gün sıcak ekmeklerini verme konusunda çeşitli planlarımız mevcut. Koronavirüs salgını dolayısıyla Mart ayından başlayarak ülke genelinde uygulanan kısıtlamalarda, çok önemli tecrübeler edindik. Artık, ülke genelindeki tüm fırıncılarımız, olası bir ikinci dalgada, bir önceki tecrübelerinden de esinlenerek, her vatandaşımızın kapısına ekmek ulaştırabilecek kapasitede. Allah’dan niyazım, 2. dalgayı hiç yaşamamaktır. Maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına riayet ederek bu süreci sonlandırır ve normal hayatımıza en kısa sürede döneriz.

Yeni fırıncı ustaları yetişiyor mu? Bu sektörün genç usta ve ara eleman sıkıntısı var mı?

Sektör, ağırlıklı olarak “alaylı” olarak tabir ettiğimiz türden ustalarla bu süreci yürütüyor. Usta, kalfa, çırak üçlemesi hakim. Zaman, daha iyiye ulaşma konusunda, bizimle beraber. Okullarda yetişen öğrencilerin sahaya artı değerler katacakları konusunda iyimserim. Tabii bu noktada, sebat sahibi olmak çok önemli. Hepimizin birbirimizden öğreneceğe şeyler var. Bu bağlamda, genç ustalarımızın tecrübeli ağabeylerini iyi dinlemeleri, onları daha da iyi bir konuma getirecektir. Ara eleman konusunda gerçekten, tüm sektörlerde olduğu gibi, fırıncılık sektöründe de bir sıkışıklık söz konusu. Ancak yine de, usta öğreticilerle, fırınlarımızdaki kaliteyi hep birlikte artıracağız, inşallah.

Son bir soru da ekmek israfı ile ilgili olsun istiyoruz, Başkanım. Sayın Cumhurbaşkanımızın da fiili katkı sağladığı bir çalışma olmuş ve önemli kazanımlar elde edilmişti. Şu an son durum nedir?

Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanımızın, Başbakan olduğu dönemde himayelerinde TMO öncülüğünde ekmek israfını önlemeye yönelik bir kampanya başlatılmış ve bu çalışma sürdürülebilir bir noktada bugünlere kadar geldi.

O gün elimizdeki verilerle bugünkü veriler karşılaştırıldığında önemli bir mesafe kat edildiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Üretilen ekmeğin neredeyse yüzde 6’sının israf edildiği gerçeğinden hareket edersek bugün bu oranın adet olarak 4.9 milyon adete indirgendiğini görmek bizi mutlu ediyor. Fırınlarımızda, hanelerimizde, otellerde, öğrenci yurtlarında, yemekhanelerde azalan israf ile toplamda yüzde 20’lere yakın bir iyileşme sağlanmış, milli ekonomiye de 3 milyar dolara yakın bir katkı sağlanmıştır.

Umuyorum ki, önümüzdeki yıllar, bu bilinçli yaklaşımla, yeni yatırımlara kaynak oluşturacak boyutlarda olacak ve nimete saygı gereği ekmek israfı arzu ettiğimiz seviyelere gerileyecektir.

İnsanımızda bu istek var, bunu görüyorum, umutluyum.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu