Gezi Seyahat

İtalya’da

Roma İtalya’nın simgesi olmuş en klasik şehir desek yanılmış olmayız. Ancak biraz karışık bir şehir. Roma ayni zamanda İtalya’nin en fazla turist çeken şehri. Bol bol yemek yiyip tarihi bilgi elde edebileceğiniz en mükemmel şehirlerden biri. Gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapan; Collesium, arkanızı dönüp sağ omzunuzdan para atarak bir daha Roma’ya gelmenin hay­allerini kurduğunuz; Aşk Çeşmesi(Fontana Di Trevi), arkadaslarınızla oturup sohbetin dibini gerçekleştirebileceginiz; İspanyol Merdiven­leri(Scalinata di Trinità dei Monti) ve ülke içerisinde ayrı bir ülke olan Vatikan’a (Città del Vaticano) ev sahipliği yapan bu şehir her hali­yle görülmeye değer!

Benim İtalya’da aşık olduğum iki şehirden biri Floransa… Sanat şehri denince akla gelen ilk şehir olmaması için hiçbir sebep yok! Tren garından indikten sonra Floransa Katedrali(Ba­silica di Santa Maria del Fiore)’ne gitmek için haritayı açtım. Güzel sokaklarında ilerlerken artık yaklaştığımın farkındaydım, yürüdüğüm sokağın bitiminde sola dönmemle beraber hafı­zamdan hiçbir zaman silinmeyecek o muhteşem güzellikle karşı karşıyaydım! Her yapıt her insanda farklı duygular oluşturur ya, galiba Floransa Katedrali bende tarifi olmayan duygular oluşturdu.

Katedral gezimiz bittiğinde, Uffuzi Art Gallery yolundan geçiyoruz. Michalen­gelo ve Donatello başta olmak üzere birçok sanatçı tarafından yapılmış hey­kellerden oluşan yol… İçinizin kıpır kıpır olması için etrafınıza bakmanız yeterli. Sokakta yere oturup herhangi bir heykele bakarak karakalem ya­pan öğrenciler, cadde üzerinde opera yapan insanlar, turistlerin portresini çizen sanatçılar… İnsan hangi birine bakacağını şaşırıyor. Tabii ki eski Floransa-yeni Floransa’yı aynı anda görebildiğiniz Michalengelo tepesi… Bir gün yolunuz Floransa’dan geçerse güneşi mutlaka bir kez bu tepede batırın.

İtalya’nın çok bilinmeyen fakat cen­netten bir parça olan şehri; “Cinque Terre’’ İtalyanca’da “beş köy” anlamı­na gelen “Cinque Terre”ye gidebilir, burada birbirinden güzel beş köyü (Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernazza ve Monterosso) gezebilir­siniz. Köylerde ko-naklamalar biraz daha pahalı olduğu için La Spezia’da konaklayabilir, sabahın ilk saatlerinde yola koyulabilirsiniz.

Sularla kaplı şehir Venedik; İtalya’da aşık olduğum ikinci şehir. Haritayı açtığınızda neredeyse hiç karayolu göremeyeceğiniz bir şehir düşünün. İtalya’da her şehirde harita kullandık fakat bu şehirde haritayı kapattık ve sokaklarında kaybolmayı tercih ettik.

Evet, Venedik pahalı bir şehir ama kesinlikle görülmeye değer… Tüm gün kafamız nereye estiyse oraya yürüdük ve o güzel dar sokaklarında kaybolduk. Venedik kanalında bir tur atmak isterseniz bunun bedeli ortalama 100 Euro. Akşam olduğunda kanalın dibine oturduk ve çantalarımızı başımızın altına koyup geceyi dışarıda geçirmeye karar verdik. Herhalde yaşadığımız en keyifli geceydi. Sabah uyandığımızda o kadar mutluyduk ki… Yüzümüzdeki gülümseme benim sandaletimin ve gözlüğümün çalındığını fark ettiğimiz o ana kadar sürdü. Olsun be Venedik, giden sandalet ve gözlük olsun. Ben hala o günü unutmuyorum, açıkçası senin güzelliğine değdi.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu