Mekan

Güneşin denizden doğup, denizden battığı en güzel yer: KOCAALİ

Sakarya’nın göz bebeği Kocaali; Güneşin denizden doğup yine denizden battığı bu ilçe Karadeniz’in en batısında Marmara’nın sa en doğusunda yer alır. Farklı Milletler Kocaali’dedir.  1987 yılında ilçe olan Kocaali Sakarya’nın en çok fındık yetiştiren ilçesidir. Tarım arazisinin %95’ini fındık bahçeleri oluşturur. Yıllık ortalama 30 bin ton fındık üretilmektedir. Kocaali 14 kilometre uzunluğundaki kumsalı ve şifalı  kumuyla ayak basmaya değer özel bir yerdir. Eşsiz doğası ve muhteşem manzarasıyla fotoğraf meraklıları için bulunmaz bir çekim alanıdır.  Kocaali zengin bitki örtüsü ve hiç bozulmamış doğası ile büyüleyici güzellikleri eşliğinde yürüyüş yapma imkanı sunar. Havası temiz suyu ve oksijeni bol ulaşımı rahattır.

Tabiat güzellikleri içinde; kayın, kestane, çınar ağaçları arasında gezebilmek, kayalar ve ağaçlar arasında trekking yapmak huzur veren ortamlar içinde dinlenmek, ailecek piknik yapmak için doğru adres kesinlikle Kocaali’dir.

Kocaali çok sayıda yeme ve içme mekanlarıyla ve de konukseverliği ile misafirlerine konforlu bir tatil fırsatı vermektedir. Alternatif konaklama çeşitliliği ile Kocaali görülmeye, gezilmeye ve kalınmaya değer bir turizm merkezidir. 

Kocaali’de balıkçılık, arıcılık ve hayvan yetiştiriciliği de  son yıllarda gelişme göstermektedir.  bölgede el işçiliği ile gezi ve balıkçı teknesi yapım atölyesi sadece Kocaali’dedir. Tekneler yoğun emek neticesinde usta ellerden çıkmaktadır.

Kocaali Melen Çayı ve Maden Deresi ile de tanınmaktadır.  Melen çayında rafting de yapılmaktadır. İstanbul’u besleyen büyük Melen projesi Kocaali sınırları içerisinde kalmaktadır.

Maden Deresi’nde geçmişte farklı madenlerin çıkarıldığı bilinmektedir.  Bundandır ki Maden Deresi’nde toprağın rengi koyudur.. Kocaali geleneksel uçurtma şenliği, kalkan balığı festivali gibi çok sayıda Kültür ve Turizm etkinlikleri ile her yıl ilçeye gelenlere hoşça vakit geçirme imkanı sunmaktadır. Kocaali doğası, denizi, kumu, sahili, ormanı, mesire alanları ve muhteşem manzaralı tesisleriyle karşınızdadır.

Her yerleşim yerinin olduğu gibi Kocaali’nin de bir isim hikâyesi var. Halkın çoğu farklı yörelerden göçmüş durumda. Anlatılana göre göç sırasındaki sağlıksız şartlardan dolayı salgın hastalık ortaya çıkmış. İri gövdesi ile Ali isminde biri göçmenlere yardımcı olmuş. Zaman içinde Ali isminin başında sıfat olarak “Koca” eklenmiş ve yerleşim yerine de “Koca Ali” denmeye başlanmış.

Maden Deresi:

1800’lü yılların sonunda yerel halk ve Fransız işbirliği neticesinde inşa edilen madenden, çinko ve bakır çıkarılmış. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, bölgede kurşun, boraks, altın ve çinko madenleri çıkarılmış. Dere boyunca yüründüğünde Şerbet Pınarı mahallesine gidiliyor.

Maden Deresi, özellikle son 15 yılda yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgi gösterdiği bir konum haline geldi. Adeta yeniden keşfedildi. Derenin iki yanı, kayın, kestane ve çınar ağaçlarıyla kaplıdır. Bölgede ekim ayında kestane, bahar aylarında ise lezzetli dağ çilekleri meyve veriyor.

Uçurum ve kayalıkların içerisinde, bazen derenin yanında 2 km boyunca ilerleyen tüneller var. Tünellerden tünellere geçişler patika yollar ile sağlanıyor. Tünelin bir ucundan girildiğinde derenin diğer ucuna kadar başka bir çıkış yolu bulunmuyor. Tünellerin yan taraflarından ışık alması amacıyla belli aralıklarla pencereler açılmış. Günümüzde Maden Deresine yapılan turistik gezilerde turistler bu tünellerden yürüyerek şelaleye ulaşıyor. Ancak belirtmek gerekir ki tünellerin dar ve alçak olması, herhangi bir koruyucu önlem alınmamış olması buraya yapılan seyahatlerde dikkatli olunmasını zorunlu hale getiriyor.

Patika yolların takip edilmesi halinde çeşitli mağara girişleri görülüyor. Bu mağara girişlerinin bazıları açıktır. Bazı mağara girişleri ise çökme, kaybolma tehlikesi sebebiyle kapatılmış.

Kocaali Belediyesi ve Marmara Kalkınma Ajansı tarafından sürdürülen bir proje ile bu alanların güçlendirilmesi ve bireylerin bölgeyi daha rahat bir şekilde gezebilmeleri amaçlanıyor. Yani bölgenin adını yakın zamanda çok daha sık duyuyor olacaksınız.

Maden Deresinde cilt hastalıklarına, mide rahatsızlıkları, sinir sistemi hastalıkları ve yaraların iyileşmesine iyi geldiği söylenen şifalı suların bulunduğu rivayet ediliyor.

Bölge halkının özellikle hafta sonları yoğun ilgi gösterdiği derenin iki yanında piknik alanları da var. Bölge halkı hafta sonları erken saatlerde gelip gece saatlerine kadar burada aileleriyle vakit geçiriyor. Piknik alanlarının yanı sıra bölgede dinlenme tesisleri ve restaurantlar bulunuyor.

DCIM\100MEDIA\DJI_0007.JPG

Çam Dağı:

Yükseklerinde iğne yapraklı ağaçları barındıran Çam Dağının ortalama yüksekliği 880 metre. Doğuda Fındıklıtepe’ye doğru gidildiğinde bu yükseklik daha da artıyor. Akçakoca Dağları ve Bolu Dağı’nın uzantısı durumunda. Alçak kesimlerinde geniş yapraklı ağaçlar var, Akdeniz bitkilerinden ve Karadeniz çeşitliliğinden oluşan ot, çalı ve ağaççıklarla kaplı. Yüksek kısımları çamla kaplı olduğundan çam dağı adı verildiği sanılıyor. Bu bölgede bolca kestane ağacı bulunduğundan kestane balı üretimi önemli bir gelir kaynağı ve lezzetiyle civar ilçelerde ün yapmış durumda.

Dağın güney yamacında Hendek ilçesinin Selman Dede Türbesi yer alıyor. Hendek’i Kocaali’ye bağlayan karayolu Çam Dağı’ndan geçiyor. Bu yol doğa ve kültür yolu olarak belirlenmiş. Turistler, maceracılar ve dağ yürüyüşçüleri tarafından rağbet gören yol belirli dönemlerde gerçekleştirilen doğa sporu faaliyetlerine ev sahipliği yapıyor.

Yüksekliği, doğa sporlarına uygunluğu ve çeşitli yerleşim yerlerine yakınlığı ile bilinen Çam Dağında ayrıca demir, kurşun ve çinko madenleri de mevcut.

Kocaali Evleri:

Kocaali’liler kültürel mirasına sahip çıkmış, eski tarihi yapı ve evlerini korumuş. Bölgenin nüfusu özellikle yaz aylarında artıyor. Yaz aylarında fındık toplanması ve bölgede deniz turizmi yapılıyor olması yöredeki hareketliliği artırıyor.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı