Gezi Seyahat

Göğe komşu topraklar

Ramazan BALCIOĞLU

Cennetin yeryüzündeki yansıması; Artvin…

Yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz eşsiz doğası, binlerce yıllık tarihi ve köklü kültürü ile Artvin, Karadeniz’de mutlaka gezilmesi gereken bir şehir. “Heybetli dağları, yemyeşil ormanları, birbirinden güzel yaylaları, krater gölleri, zengin fauna ve florası, 5000 yıllık tarihi mirası ile yeryüzü cennetidir

Doğa güzelliği ve insanların sıcak yaklaşımı karşısında büyülenmemek elde değil, Karadeniz bölgesinin en güzel yerlerinden biri olan Artvin’de lisan olarak Türkçe’nin dışında Lazca, Gürcüce ve Hemşince konuşulmakta. Artvin, ili ikiye bölen Çoruh nehri üzerinde kurulan barajları, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen birbiri ardına sıralanmış yüksek dağları, balta girmemiş doğal ormanları, yüksek dağların doruklarında Krater gölleri, Karagölleri, yeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve festivalleri ile çeşitli turizm değerlerini içinde barındıran otantik bir turizm bölgesidir. Türkiye’nin kuzeydoğu köşesinde Gürcistan sınırında yer alan Artvin, hem el değmemiş doğası hem de yüzlerce yıllık tarihi mekânları ile turistlerin ilgisini çekiyor.

Gazeteci-turizmci olmama rağmen geçtiğimiz yıla kadar, doğup büyüdüğüm memleketim Artvin’i tam anlamıyla gezmediğimi fark ettim! Dostlarım ve hemşerilerimle bu ayıbımı paylaşırken öğrendim ki benim gibi bir çok hemşerim de bu cennet şehrimizi gezmemişler! Bu kez de onlar için üzüldüm.

Artvin; kendine komşu illerin kültürlerinden farklı medeni bir kültüre sahip! Kişi başına düşen kitap okuma sayısı bu ilde tavan yapmış, herkes; her yerde kitap okuyor. Bu özelliği ile de Artvin insanında; insan hakları, hayvan hakları, kadına saygı önemli bir yer tutmaktadır. Hırsızlık, dolandırıcılık, tecavüz gibi yüz kızartıcı suçlara şimdiye kadar resmi kayıtlarda rastlanmamıştır.  7’den 70’e herkes, yaşadığı doğasına sahip çıkarak HES ve madene karşı onurlu bir mücadele vermekte. Artvin’in dost canlısı, güler yüzlü, samimi insanlarını tanıyıp sohbet ederek, patentinin de Artvin’de olduğu “Laz Böreği, Hamsili ekmeği” tadarak, muhteşem zaman geçirebilir, odun ateşinde demlenen çayı içmeden sakın ayrılmayın” derim. 

Batı Karadeniz’in eşsiz güzelliğine bir diyeceğim yok ama “Artvin’i görmeden sakın ölmeyin” derim. Yeşilin bin bir tonunu görebileceğiniz Macahel’i, Yusufeli’nden Şavşat’a uzanan Kırçal Dağları’nda kendiliğinden oluşmuş krater gölleri mutlaka görmelisiniz.

Karadeniz sahil yolu ile Artvin’e gelmek isterseniz; Karadeniz’in Paris’i dedikleri Arhavi ile Artvin’e giriş yaparsınız. Bu ilçenin tamamını oluşturan halk Laz’dır. Otantik yaşam biçimleri, kendine has örf adet ve gelenekleri, Laz mimarisi ile işlenmiş konakları, her sokakta kolları üzerinde özenle besledikleri kuşları (Atmaca) ile karşılaşabilirsiniz.
Artvin’de daha yeni gündeme gelen Müze’nin 10 yıldır Arhavi’de bir köyde ziyarete açılmış olmasıdır. Dikyamaç Köyü’ndeki bu müzeye uğrayın. Çifteköprü ve Mençuna Şelalesi’ni görmeden Arhavi’yi terk etmeyin.

Artvin’in ikinci sahil ilçesi Hopa, Arhavi’ye 11 kilometre mesafede. Hopa; Laz, Hemşin ve Gürcü halklarından oluşan kozmopolit yapısı ile dikkat çekiyor.

Borçka Karagöl ve Macahel…

Artvin’deki karagöllerden en büyüğü Borçka Karagöl, şehir merkezine 25 kilometre mesafededir. Geldiğiniz mevsime göre tabiatın güzelliğini fotoğraflayabilir, kayıkla gezinti bile yapabilirsiniz. Macahel’e yazın gitmenizi öneririm, kışın 5 ay ulaşıma kapalıdır.  İnsanların huzur içerisinde yaşayabileceği, sessiz, sakin ve doğal bir ortamda tatilinizi geçirmek isteyeceği, göğe komşu torakları, doğanın ve kültürlerin başkentini daha yakın tanımanız için, Sakaryalı hemşerilerimizi Artvin’e bekliyoruz.
Kapılarımız sizler için hep açık kalacak.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu