Röportaj

Gazetecilik zor ama onurlu bir meslektir

Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Zeki Aydıntepe gazeteciliğin önemine değinerek, “Gazetecilik zordur, yorucu bir meslektir ancak son derece onurlu ve itibarlı bir meslektir. Mesleğimiz saygındır, saygınlığını korumak lazım” dedi.

İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde gazeteciler de büyük bir emek ve mesai harcayarak çalıştı. Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı olarak siz bu süreci nasıl değerlendirirsiniz?

Ülkemizi yaşanılan bu sıkıntılı süreçten ayrı tutamayız. Biz de bundan etkilenen ülkeler arasında yer aldık. Ancak devlet aldığı önlemler itibariyle sadece ülke içinde değil dünya ülkelerinin dahi iltifatına yol açacak bir başarı oranını elde etmiş görünüyor. Bu olaya gazetecilerin çalışma hayatı açısından baktığımızda, bizim de çalışanlarımız yönünde birtakım önlemler almamızı gerektiren olaylar gelişti. Bu doğrultuda çalışanlarımıza, mesleklerine evlerinden katkı sağlamak adına izin verdik. Başlangıçtaki endişelerimizi giderecek bir tempo içerisinde çalışmalar yürüttüler, bu da bizi sevindirdi. Ofise ya da gazete merkezlerine gelerek çalışmanın dışında gazetelerin bir başka hazırlanış şekli de ortaya çıktı. Hem biz mutlu olduk hem onlar herhangi bir risk yaşamadılar. Biliyorsun, gazetelerin hareketli bir ortamı var. Ziyarete gelenler çok olur. Kimin hasta kimin sağlıklı olduğunu bilmeden yapılmış olan ziyaretler var. Bu ziyaretlerden etkilenerek herhangi bir çalışanımızın hastalanması bizi son derece üzer. Bunu düşünerek gazetenin kilit adamlarını, kilit çalışanlarını evlerine gönderdik ve baktık ki normal süre içerisinde yapılan çalışmalardan farklı bir çalışma olmuyor. Hatta evlerinde daha itinalı, daha güzel ve daha rahat bir çalışma ortamı buldular. Böylece bu süreç içerisindeki sıkıntıları bir nebze de olsa ötelemiş veya gidermiş olarak çalışmaya devam edildi. Diğer gazetelerden de bu yöntemi kullananların olduğunu biliyoruz. Onların da başarılı olduklarını gördük. Gazete çalışanları ve gazete camiası itibariyle de herhangi bir sıkıntıya rastlamadık. Bir meslektaşımızın rahatsızlandığı ya da sıkıntıya düştüğü haberleri gelmedi. Bu da bizi memnun ediyor. Bu doğrultuda gazeteler süreci, en az etkilenen ve sıkıntısız bir şekilde atlatan müesseseler olarak dikkati çekiyor. Gazetecinin işi çalışmak, haberin peşinde koşmaktır. Gazetecinin zaman mefhumu yoktur. Gazeteci bu işi seçtiğine, tercih ettiğine göre, işin gerekliliklerini yerine getirmek durumundadır. Zordur, yorucu bir meslektir ancak son derece onore ve itibarlı bir meslektir. Bu konuda, belirlenen ölçülerin dışına çıkarak, farklı bir yanlışlık içerisinde mesleğe zarar verecek eylemlerden kaçınmak lazım. Zaman zaman böyle yapıldığını duyduğumuzda üzülüyoruz. Onun için gazeteci bu mesleğe girdiği zaman, nasıl bir işin içine girdiği bilincinde olmalı, çalışma temposunu ayarlamalı, ona göre bir hayat, çalışma düzeni oluşturulup ve bu doğrultuda hareket etmeli. Bizim meslek farklı karın doyurucu bir meslek olmasa da sağladığı itibar, prestij, tanınırlık ve saygınlık yönüyle çok farklı bir meslek. Saygın bir gazeteci, yazar ve muhabir olarak bu mesleğin gereklerini yerine getirmek onları yüceltir ve her zaman kazanan olurlar. Bu yorucu mesleği kabul ederken ona kazandırdığı vasıfları da düşünmek ve ona göre mesleğin hakkını vermek lazım.  

Bu süreçte basın mensuplarının yaşadığı sıkıntılar oldu mu?

Toplumun gazetecilere bakış açısı giderek zayıflıyor ve saldırgan bir üslup alıyor. İnsanlar bazı konuların yazılmasını istemiyorlar. Meslektaşlarımız da bu konuları gündeme getirirken zorlanıyor, saldırıya da uğruyor. Bunlar da bu mesleğin çilesi işte. Her şeyi göze alacağız. Haber bizim başlıca sermayemiz, ona ulaşmak adına objektif olarak, kişilerin özel hayatlarına girmeden saygın bir gazeteci anlayışı içerisinde yansıtan kişilerin başları hiçbir zaman derde girmemiştir. Bunun aksi tavırlar içerisinde olanların sansasyonel bir haber anlayışını ön plana alarak, olayların üzerine gidip insanların özel hayatlarına girecek şekilde veya doğruluğu ispatlanmamış yalan yanlış bir şekilde kamuoyuna aktarmalarından kaynaklanan sıkıntılar yaşadıkları gerçek. Bunu görüyoruz bunlar da bizim üzüntülerimiz, böyle olmaması lazım. Mesleğimiz saygındır, saygınlığını korumak lazım.

Basının bu sürece olan katkısı olumlu karşılanıyor, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Buna katılıyorum. İlde söz sahibi olan kişi ve yöneticilerle yaptığımız sohbetlerde basının habercilik anlayışının toplumu motive edici, infiale sürüklemekten uzak, yapıcı bir yol ve yöntem izlediği konusunda bilgiler ediniyoruz. Bu da Sakarya’nın güçlü kurumu, lider çatı kuruluşu olan Gazeteciler Birliği Başkanı olarak beni mutlu ediyor. Hem çalışanlarımız hem de mesleğim adına beni sevindiriyor.

Yazılı basının yaşadığı sıkıntılar için neler söylersiniz?

Her iş kolunun yaşadığı sıkıntılar, stres ve maddi imkansızlar bizim için de geçerli. Gazeteler toplumun gözü, kulağı dilidir. Bizim sermayelerimiz haber kaynakları olarak icra organları. Bizim yaşamamız lazım. Bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. Resmi kurum ve kuruluşların gazetelerin yaşaması adına bizlere yardımcı olduğu fırsatlar oluştu. Bize destek olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Sıkıntıları bir nebze olsun atlatabilmek için ilan ve reklam konusunda bizlere yardımcı oldular. Bunlar Sakarya’daki basın ve kurum-kuruluşlar arasındaki ilgiyi, irtibatı daha da sağlamlaştırıyor. Bu konuda bizim gazeteciler adına bir şükran borcumuz var. Hepsine teşekkür etmek istiyorum. Medyanın yaşaması lazım ki toplum haberden yoksun olmasın. Toplumu aydınlatmaya yön vermeye uğraşıyoruz, ana temamız bu.

Şunun altını önemle çizmek isterim; yazılı basın hiçbir zaman ölmez. Bugün Sakarya’da en az tiraja sahip gazetede yazılan bir haber, o gazetenin bir diğer sayısının gündeme girdiği dakikaya kadar ön planda kalır. Etkisi durgun suya atılan bir taşın çıkardığı dalgalar gibi toplumun her kesimine yayılır ama internet gazeteciliğine bakar geçer, unutulur. Toplumun her yeni şeye karşı bir hevesi, yönelişi olur. Bu da geçecek. Yazılı basın asla ölmez. Kesinlikle gücünü kuvvetini kaybetmez. Mutlaka ve mutlaka kendini yenilemesini bilerek yoluna devam edecektir. Gazetede yazılan bir haberden etkilenen bir insanla herhangi bir sitede görülen bir haber arasında dağlar kadar fark var. Gazete yaşıyor, canlı, dinamik. Diğeri anlık, gelip geçici bir şey. Önüne gelen her gün bir site kuruyor. Artık esprisi de kalmadı. Artık yavaş da olsa gazeteye bir dönüş başladı.

Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ülkemizin geleceğini parlak görüyorum. Muhalif görüşler devletimize karşı farklı fikirler ileri sürebiliyor. Fikirlerin çatışması doğruyu ortaya koyması açısından zorunludur. Muhalefete de ihtiyaç vardır. Yeter ki muhalefet yapıcı bir şekilde yoluna devam etsin. Çalışan kişileri yıkacak, moralini bozacak saldırgan bir üslup ve tavır içerisinde olmamak lazım. Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir haberi bir başka kişi için düşünmek son derece yanlıştır. Bundan kaçınmak lazım. Gazetelerin itibarını sağlaması itibarlı kişiler ve çalışanlarla olur. Gazeteciliğin şuuruna varmış kişiler bu doğrultuda üzerine düşeni yaptığı sürece gazeteler ölmez. Gazeteler yaşamaya devam edecektir. Medya geçmişte de böyle fırtınalı dönemler geçirmiştir. Kolay bir şekilde olmasa da her zaman çıkışı yakalayabilmiştir. Biz görevimizi yapalım halkı bilgilendirelim, habersiz bırakmayalım istiyoruz. İnternet sitelerinde beni üzen haberler oluyor. Düşünün ki bu şehirde koskoca bir işletme kurmuş, yatırım yapmış yüzlerce insanı istihdam edenlere herhangi birisinin olumsuz tavrını yansıtıp moralleri bozmak, onlara saldırgan bir üslupla yaklaşarak çalışma hayatının önüne engel koymak bir şey kazandırmaz. Bu şehre bir şeyler kazandırmamız için teşvik etmemiz lazım. Noksanları da ılımlı bir dille ortaya koşmamız lazım. Yeni Sakarya Gazetesi’ni yöneten, şehrin siyasetinde, iş hayatında, sporunda, sanatında, musikisinde her dalında en azından hepsinde etkisi ve yetkisi olan veya bir yaptırım gücü olan bir kişi olarak bu şehre çok şey borçluyuz. Bu borcu da bu şekilde olumlu, toplumu motive edici, kusurları olsa bile onları hatırlatacak seviyeli bir üslupla yaklaşım içerisinde yolumuza devam etmek zorundayız. Daha iyisini yapabilmek, şu sıkıntılı süreçten başarıyla çıkıp yolumuza devam etmek en büyük arzumuz. İnşallah Cenabı Allah bize yardımcı olur, biz de buna göre yolumuza devam ederiz.   

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu