Gezi SeyahatYazarlarımız

AVRUPA’NIN EN BATISI İBER YARIMADASI’NDA BIR ÜLKE: PORTEKİZ

Sefa Özbay Turizm ve Seyahat İşletmecisi

25 Nisan Köprüsü San Francisco’daki Golden Gate Köprüsünü inşa eden mühendisler tarafından yapıldığı için yakından onu andırsa da Türkiye’den gelip kaleden manzarayı izleyen bir Türk için şehir direk İstanbul’u anımsatıyor.

Portekiz’in en güzel şehri olan Porto’ya bir hikaye yazacak olsam muhtemelen başlık şöyle olurdu: “Martıların ve leziz şarapların diyarı” Porto’ya geldiyseniz yapacağınız ilk şey metro kartı alıp tren ile Gaia Bölgesi’ne gitmek olsun. Gaia Bölgesi’nde yer alan, fotoğrafta da göreceğiniz, meşhur köprü “Luís I Bridge” üç bölümden oluşuyor.

Yaya geçidi, araba yolu ve tren hattı. Köprü üzerinde dans eden martılar ve masallardan çıkma bir fotoğraf karesi gibi olan güzel manzara… Bu şehir insanı adeta büyülüyor. Bir daha gezmek isteyeceğim bir şehir…

Köprünün bir bacağından aşağı doğru yolu takip ettiğinizde sahil tarafına iniyorsunuz. Burası meşhur Gaia bölgesi. Şüphesiz şarap severler için listenin en üst sıralarında olacak bölge… Yanyana sıralanmış onlarca şarap evi… Biz ‘’Espaço Porto Cruz’’ isimli şarap evini tercih ettik, çok memnun kaldık. Tadım için 3 Euro veriyorsunuz, litrelik şişeler 8 Euro’dan 30 Euro’ya kadar çıkıyor. Şarapevleri, şarap fıçılarını sahilde kayık içinde sergiliyor. Bu, turistler için hem dikkat çekici bir unsur haline geliyor hem de güzel anılar oluşturacak güzel fotoğraflar çekilme fırsatı veriyor. Tabii ki, Ribeira Bölgesi’ni de unutmamalıyım. Birbirinden güzel evleri ziyaret etmek, fotoğraf çekmek veya çekilmek için bölgeye akın edenlerin sayısı çok fazla. Buraya kadar gelmişken güzel hediyelikler almayı da unutmamalısınız.

Portekiz’in başkenti ve metropolü Lizbon!

Lizbon, Avrupa’nın çoğu başkentine göre sevimli ve sakin bir şehir. Burada dar sokaklardan geçen trene binip şehir turu atabilirsiniz. Şehrin tepelerine doğru çıktığınızda önemli tarihi geçmişi olan São Jorge Kalesi’ni göreceksiniz. Kesinlikle gezmeye değer bir kale… Çok büyük ve çok güzel bir manzarası var. Ayrıca yine aynı bölgede yer alan Ponte 25 de Abril (25 Nisan Köprüsü), Amerika’nın Kaliforniya eyaletinin San Francisco ilindeki Golden Gate Köprüsü’nü inşa eden mühendisler tarafından yapılmış. Bu nedenle aslında yakından o köprüye benziyor. Ancak bir Türk olarak bu şehir bize İstanbul’u anımsatıyor…

Kaleyi gezdikten sonra şehrin merkezine gitmeden kaleye 200- 300 metre uzaklığındaki fırından sıcacık çıkan tanesi 1 Euro olan “pastel de nata” tatlısını almayı sakın unutmayın. Tadı sütlacı andırsa da benim damağımda benzersiz bir lezzet bıraktı. Turistlerin bir diğer odak noktası olan Belem bölgesine ise merkezden bineceğiniz tren sayesinde çok rahat bir şekilde gidilebiliyor. Burada meşhur Belem Kulesi’ni görebilir ve 25 Nisan Köprüsü’ne daha yakın olabilirsiniz.

Fotoğraf çekiminden ve sahil gezisinin ardından buranın yine adı ile ün yapmış Belem Pastanesi’ne uğramadan sakın bu bölgeden ayrılmayın. Birbirinden güzel tatlıları var. Hatta bir tatlının ismi “your father” 🙂 Portekiz’e bir kez gelen biri tekrar gelmek için can atar. Ben iki şehrinden bahsettim fakat bu ülke Braga, Sintra, Obidos ve Madeira Adası gibi çok güzel gezilecek şehirlere sahip…

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu