Yazarlarımız

Arıdan gelen mucizeler

A. Einstein bundan yaklaşık 75 yıl önce ” Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz” erken ne kadar haklıydı…

Arıların insan için ne kadar önemli canlılar olduğunu bilim ve insanlık yeni anlamaya başladı. Evet arılar ekolojik sistemin önemli bir parçasıdır. Rüzgarlar dışında doğadaki tozlaşmanın büyük çoğunluğu arılar ile sağlanır. Tozlaşma ya da palinoloji bitkiler için en önemli döllenme biçimi, tozlaşma yoksa döllenme yoktur, döllenme yoksa üretim yoktur.

Arıların insan sağlığı için faydaları elbette sağmakla bitmez…

Arılar çiçek nektarlarından ve çeşitli salgılardan bal toplarken insanlık için kıymetli nice doğal ürünleri üretirler. Bal, polen, propolis, arı ekmeği, arı sütü, arı zehri, apilarnil, bal mumu ve daha nice doğal ürünler bal arılarının birer mucizeleridir. Arı ürünleri ile yapılan her çeşit tedaviye günümüzde apiterapi adı verilirken, bundan yaklaşık 5000 yıl öncelere kadar arı ürünlerinin çeşitli amaçlar için kullanıldığını gösteren tarihi belgeler bulunmaktadır.

Bal arıları çiçek nektarlarını tek tek dolaşırken, bal toplarken ayaklarına bulaşan erkek polen hücrelerini çiçeklere taşıyarak döllenme sağlarlar. Ayaklarda topaklanarak biriken polenler ise polen tuzakları ile toplanarak protein, vitamin ve mineralce zengin bir ürün olan arı poleni üretilir. Polenin petek gözlerinde bir miktar bal ile mayalanması ile oluşan arı ekmeği (perga) ise sindirimi kolay, probiyotik değeri yüksek arıların temel protein kaynağıdır.

Genç işci arıların çenelerinden salgıladıkları arı sütü (royal jelly=kral jeli), kraliçe arının temel besinidir.  İşçi arılar ile aynı genetik yapıya sahip kraliçe larva halindeyken arı sütü ile beslenerek ömrü 4 yıl uzamakta ve her gün kendi ağırlığının 1.5 katı yavru üretme yeteneği kazanmaktadır. Bir iksir olarak da bakılan arı sütü ile yapılan çok sayıda bilimsel araştırma da hücre yenileyici özelliği ile doğurganlığı artırıcı aktivitesi ile ilgi çekmektedir.

Bal arılarının kovanlarını her türlü tehlikeye  (bakteri, virus, soğuk, haşerat vs) karşı korumak amacıyla ağaç ve bitkilerden topladıkları reçinemsi maddeyi kendi salgıları ile dönüştürerek oluşturdukları kıvamlı karışıma propolis adı verilmektedir. Esi Mısır döneminde mumyalama aracı olarak da kullanılan propolis, bugün arının en önemli ürünü olarak kabul edilmektedir. İyi bir anti-bakteriyel özelliğe sahip bulunan bu macunumsu karışım, suda çok az alkolde çok iyi çözünmektedir. Güçlü antioksidan, antibakteriyal ve anti-tumoral özelliği ile kanser tedavisinde umut vaat etmektedir.

Arı sokması ile elde edilen arı zehri (bee venom) da önemli bir doğal üründür. Anti-tümoral, anti-romatizmal ve anti-inflamatuar aktivitesi dikkat çeken bu api-toksinin bir gramı, bir gram altından daha pahalıdır.

Arı kolonisinde tüm organizasyonlar dişi arılar tarafından yürütülürken, erkek arı larvalarının fazlası toplanarak apilarnil adı verilen proteince zengin bir ürün elde edilir. Androjenik aktivitesi yüksek olduğu ileri sürülen bu ürün fertilizasyon için umut vaat etmektedir.

Kur’ani Kerim Nahl-16/69 süresinde Yüce Yaradan “Onda için faydalar vardır” derken balın insan sağlığı için ne kadar kıymetli olduğunu bildirmektedir.

Bal anti-inflamatuar bir ajan olarak yara, yanık ve çeşitli ülser tedavilerinde, anti-bakteriyal ajan olarak çeşitli solunum ve sindirim sistemi enfeksiyonlarında, hepatoprotektif ajan olarak karaciğer hasarları ve siroz tedavisinde, anti-depresan ajan olarak depresyon tedavinde ve antioksidan ajan olarak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde kullanılan fonksiyonel bir gıdadır. Yapısında bulunan biyolojik aktif bileşiklerin varlığı, miktarı balın üretildiği bitki florasına bağlı olarak değişir. Kaliteli üretilen her bal birer şifa kaynağıdır. Koyu renkli balların (kestane, püren, meşe ve çam) oksidatif stresi önleme kabiliyeti açık renkli ballara göre 3 -5 kat daha yüksek olmasına rağmen, açık renkli çiçek ballarının (akasya, geven, kekik, orman gülü gibi) anti-bakteriyel aktiviteleri daha yüksektir. Kısaca her balın farklı bir biyolojik yararı bulunmaktadır.

Ilık bir bardak su ile hazırlanacak olan bal şerbetinin yüksek anti-bakteriyal aktivitesi, özellikle soğuk algınlığının yaygın olduğu kış günlerinde iyi bir doğal kürdür. Bu küre zencefil ve limon ilavesi bağışıklık sisteminin güçlendirilmene katkı sağlayacaktır.

Türkiye bulunduğu coğrafik konum ve iklim özellikleri, zengin bitki florası,  zengin arı ırkı çeşitliliği ve geçmiş kadim arıcılık kültürü ile dünyanın en önemli arıcılık bölgelerinden biridir.

Yedi farklı coğrafik bölgeye sahip ülkemiz de yılın 3 mevsimi bal üretimi yapılmaktadır ve yaklaşık 100 farklı türden bal ülkemizde üretilmektedir.  Tek floralı (monofloral) ballar, karışık floralı (heterofloral) ballar, salgı balları (çam, meşe, ladin, sedir, göknar), orman balları (kestane, ıhlamur, orman gülü, akasya gibi), endüstri bitkileri balları (ayçiçek, kekik, lavanta, narenciye, pamuk),  kır çiçekleri (Bayburt, Gümüşhane, Bingöl, Diyarbakır, Hakkari), dağ çiçekleri (Kaçkar, Ilgaz, Kazdağları), yayla çiçekleri (Anzer, Toros) gibi çok geniş bir bal çeşitliliğine ev sahipliği yapmaktadır.

Peki, bu kadar ballı bitki floramıza rağmen neden kaliteli ballara ulaşmak gittikçe zorlaşıyor?

İnsanoğlu doğayı ve çevreyi kirlettiği sürece giderek azalan biyoçeşitlilikle birlikte bâkir ballı bitkiler alanlarına ulaşım da gittikçe azalmaktadır. Arıcıların gerek bilinçsiz arıcılık uygulamaları ve gerek yanlış arı hastalıkları ile mücadeleleri ile arılarını kötü besleme koşulları, her yıl binlerce koloni kayıplarına ve bal kalitesinin azalmasına yol açmaktadır.

Kaliteli bir bal nasıl üretilir? Elbette bu soruyu bilmeyen yoktur, tarım arazilerinden uzak ve sağlıklı bir kolini ile çeşitli şeker şuruplarından arî üretilen ballar elbette kaliteli ballardır. Arıcılık bir gönül işidir ve amaç sabırla üretilen kaliteli ballar olmalıdır.

Sakarya ili ve havzasının kalkınmasına yönelik olarak hazırlanan bu dergide Sakarya ve çevresinde arıcılıkla ilgili yapılan faaliyetten söz etmeden geçmez olmaz…

Sakarya ve çevresi sanayinin yoğun olduğu bir bölge olmasına rağmen, arıcılık faaliyetleri bakımından da oldukça güçlüdür. Bununla beraber, tamamlanmasında sonlara gelinen Melen Bal Suyu Projesi Sakarya da arıcılığının gelişmesine ışık tutacaktır. Gıda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen proje ile yaklaşık 100 km lik Melen suyu etrafında kurulan çok sayıda ballı bitkiler, bal ormanları, aromatik ve tıbbi bitki alanları gibi zengin biyoçeşitliliğe sahip milli parklar bölge arıcılığı ve arı ürünleri için önemli yatırımlardandır. Bu projenin bir an önce tamamlanıp hayata geçirilmesi çevre ekolojisi, peyzajı, istihdam ve ülke ekonomisi açısından son derece yararlı olacaktır.

Prof.Dr. Sevgi KOLAYLI

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu