Röportaj

AHİLİK’TEN ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİNE

Eskiden meslek liseleri “Sanat okulu” diye adlandırılırmış. Şimdilerdeyse insanların en son tercih ettikleri lise türü halini almış bir vaziyette maalesef. Meslek liseleri, özellikle üretime ve hizmete doğrudan etki sağladıkları için, bir toplumun kalkınmasında ve gelişmesinde çok önemli yere sahiptir. Aşık Paşazade “Tevarih-i Al-i Osman” adlı eserinde Anadolu’nun Osmanlı beyliği kuruluşunda 4 ana unsurun önemli bir rol üstlendiğini ifade etmiştir. Bu dört ana unsurdan biri ise “Ahilik’tir. Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir. Günümüzdeyse Esnaf ve Sanatkarlar Odası Ahilik’in bu görevini üstlenmekledir. Ahilik’in kurucusu ve başındaki kişi Ahi Evran’a Ahi Baba da denir. Günümüzde Ahi Evran’ın rolünü de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanları üstlenmiştir. İşin erbabından, Esnaf ve Sanatkarlar Birliği’ni Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Alişan’dan dinleyelim.

Hasan bey, bizlere hayat hikayenizden bahsedebilir misiniz?

1955 Hendek Güldibi köyünde dünyaya geldim. Köyde geçen ilkokul yıllarımdan sonra ailemle birlikte Sakarya’ya geldim. Ortaöğretim ve endüstri meslek lisesine gittikten sonra öğrendiğim tesviye becerisine de güvenerek bir işyeri açtım ve esnaflık hayatım başlamış oldu. Bir yandan mesleğimi icra ederken bir yandan da meslek örgütlerinde görev almaya başladım. 1990 yılında da meslek örgütünün olağan seçiminde o günkü şartlarda adı dernek olan örgütün başkanlığına getirildim. 1991 yılında yapılan yasal değişikliklerle, Oto Sanatkarları Derneği olan adımız Oto Sanatkarları Odası olarak adlandırıldı. 1990 yılında bugünkü makamım için talip oldum 14 oyla seçimi kaybettim. 1991 tarihinde Olağanüstü Kongre’ye gidilerek tekrar aday oldum. Şansa, bu sefer 14 oy fazla alarak göreve geldim. O günden bugüne kadar temsil ettiğim Sakarya Esnaf ve sanatkarımızın ileriye gidebilmesi için, gelişen ekonomik ve teknolojik şartlar karşısında arada köprü görevi kurmaya çalıştım. Temsil ettiğim kesimin hep bir üst seviyeye çıkmasını sağlamaya çalıştım. Bu süreçte kendimi yetersiz görerek Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü açık öğretimden okuyarak mezun oldum.

Bizlere Esnaf ve Sanatkarlar Odaları’nı ve görevlerini anlatabilir misiniz?

Şu an altmış bir meslek odası var, hepsiyle de uyum içerisinde çalışıyoruz. Gelişen teknolojiye karşı rekabet edebilmemiz için buna hazırlıklı olmak lazım. Sürekli değişim ve gelişim içerisinde olmalıyız. Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmamızdan kaynaklanan sorunlarla bize ne kadar sivil toplum kuruluşu dense de biz sivil toplum kuruluşu değiliz. Kendi kendimiz karar alıp, kendi kendimiz uygulama yapabilecek bir kesim değiliz. Biz kamu kurumu niteliğinde kuruluşuz. Bizim güçlü yönlerimiz ise altmış bir meslek odamızla beraber üyelerimizle yakinen ilişki kuruyoruz, dokunabiliyoruz. Mesleki eğitimin özellikle dünya teknolojisine entegre olabilme konusunda büyük bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Sakarya Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği yirmi altı meslek dalında sınav ve belgelendirme yapan, uluslararası standartlar çerçevesinde akredite olmuş bir kuruluştur. Dünyanın her tarafında sınav yapabilecek imkanlara sahiptir. Biz burada bilirkişi, girişimcilik eğitimleri gibi birçok eğitim veriyoruz. Son olarak da Amerika Birleşik Devletlerinin desteğiyle Amerika’daki bir üniversiteyle entegrasyonlu 300 kişiye girişimcilik eğitimi verdik. Bu eğitim Sakarya, Düzce, Bolu, Bilecik illerini kapsamaktadır. Yörede sadece bizim güçlü olmamız yetmez. Bölgesel olarak güçlü olmamız gerekir, anlayışı içerisinde olduğumuz için bunu yaptık. Maksadımız Bölgesel Kalkınmayı ön plana çıkartmak Sakarya’yı hak ettiği yere getirmek.

Esnaf ve Sanatkarlar Odalarının kuruluş amaçları nelerdir?

Küçük esnaf ve sanatkarlarla, tüccar ve tacir tanımını iyi yapmak lazım. Kendi nam ve hesabına çalışan, kendi kişisel sermayesi ve birikimiyle çalışan, meslek ve sanata dayalı işletmelere “Esnaf- Sanatkar” deniyor. Sermayesi güçlü olup, birkaç kişi ile beraber çalışanlar da “Tacir ve Sanayici” sıfatındadır. Her mahallenin bir esnafı vardır. Bir mahallenin sosyal ekonomik, sağlık ve polisiye anlamda güvenilirliğini, kontrolünü sağlayan esnaftır. Odaların kuruluş amacı bireysel olarak sorunları çözmek yerine her meslek grubunun kendi kitlesine hitap etmesini sağlamaktır. Esnaf ve Sanatkarlar Odası ise odalar arasında bir köprü oluşturarak ilgili taraflara ulaştırma misyonunu üstleniyor. Biraz daha bilinçli bir toplum olmak için sekiz yıllık temel eğitimini, hatta ve hatta gelecekte sekiz yıllık temel eğitimin hiçbir şeye yaramayacağının bilincine varmaya çalışıyoruz. Anlattığımız projede de yüksekokul ya da üniversite mezunu şartı koyduk. Gelecek günlerde şimdiden daha iyi yerlere gelebilmek ve aradaki mesafeyi yakalayabilmek için bu hedefi koymamız gerekiyor. Devletimizin girişimcilikle ilgili çeşitli imkânları var. Bunlara eğitimler vererek, bilgilendirerek, ne şekilde katkı sağlayabiliriz? Ne şekilde iş yerini geliştirebiliriz? İşyerindeki geliştirme süreci içerisindeki zorluklar nelerdir?” sorularını sorarak girişimlerin eksik bir yanı kalmasın diye uğraşıyoruz. Şu an Türkiye’de esnaf ve sanatkarla ilgili % 4,5’a kadar varan, ucuz ve aradaki farkı devlet tarafından sübvanse edilen krediler ve girişimcilik destekleri var. İnsanların İŞKUR kuyruklarında beklemek yerine Kendilerini geliştirerek, sevdikleri ya da uzmanlaştıkları meslekleri geliştirerek, kendi nam ve hesaplarına çalışarak ülkenin ekonomisine de katkıda bulunabileceklerini düşünüyorum. Herkes fabrikatör olmak istiyor. Fabrikatör olmanız için önce imalatçı olmanız gerekir. İmalatınızı çok geliştireceksiniz, büyüyeceksiniz, esnaf, tacir, sanatkâr olacaksınız ondan sonra sanayici olacaksınız. Bir insan sanayici doğmaz, sanatkar doğar, pişer, sanayici olur.

Hasan Bey Son olarak Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan’ı olarak gençlere neler söylemek istersiniz?

“Bizler bu tür kesimin önünü açmak için varız ama şunu çok iyi bilmek lazım. Hiç kimseye bir şey vaat etmiyoruz. İstek ve taleplerine göre yönlendirme misyonunu üstlenmiştir meslek kuruluşları. Biz nasıl proje yaparsak yapalım eğer karşınızdakine dokunamıyorsanız, karşınızdakinin algısını alamıyorsanız, başarılı olmanız mümkün değil.” Diyerek girişimcinin yaratacağı farkındalığının her şeyden daha önemli olduğunu vurguluyor Hasan Alişan.

“Sakarya’yı tanıtacak her türlü enstrüman, her türlü ekipmana ihtiyacımız olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Zor bir yola çıkmışsınız. Bir Sakaryalı olarak bu yolda başarılı olmanızı diliyorum.” Diyerek sözlerini noktalıyor Hasan Alişan. Biz de kendisine bize verdiği bu bilgi dolu röportaj ve hizmetleri adına teşekkür ediyoruz.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu