Röportaj

Adapazarı’nı çok sesli müziğe alıştırmak lazım

Aslen Sakaryalı olan, İstanbul Belediyesi İktisat Müfettişliği, Konservatuvar İdare Amirliği, Şehir Operası Müdür Muavinliği görevlerinde de bulunan CHP Sakarya eski milletvekili Barbaros Turgut Boztepe, Sakarya’nın kültür hayatını değerlendirerek yapılması gereken çalışmalarla ilgili önerilerde bulundu.  

Kültür şehrini nasıl tanımlarsınız? Bir şehrin kültürlü olması için taşıması gereken kriterler nedir ve bu anlamda Sakarya’yı nasıl değerlendirirsiniz?

Bir şehir, ‘mega şehir dünya şehri’ diyerek olunmaz. Bunları söyleyenlerin, Adapazarı’nı yönetenlerin özellikle belediyelerin ve belediye reislerinin batı muasır dediği kültürün ne olduğunu bilmeleri gerekiyor. İsterseniz gidin sorun hepsi başka başka şeyler söyleyeceklerdir. Çünkü genel temel kültürü bilen yok, merak eden de yok. Adapazarı’ndaki kütüphane sayısının az olduğunu sanmıyorum ama yeterli olduğunu da düşünmüyorum. Hepsini geziyorum, içindeki kitaplara bakıyorum.

Burada, Adapazarı Kültür Merkezi var. İçinde yemekle ilgili halkın oturduğu bir alan var. Huni gibi bir salon yapmışlar… Orada konser verilirken ya da tiyatro oynanırken deprem olsa yüz kişi birbirini ezerek öldürür. Sanki Adapazarı’nda arazi yok.

Şimdi gelelim, Orhangazi Kültür Merkezi’ne… İçinde kültürle ilgili ne var? Market var, kahvehane var. Bir banka da hizmet vermeye başladı. Arka tarafında psikiyatristler var.

Mesela Devlet Demir Yolları’ndan kalan yerler var. Bu alan üzerinde de çeşitli açılan mekanlar var. Güzel de burada hangi ressamın sergisini açacaksınız? Şehirde resim sanatını öğretecek bir merkez yok. İl Kültür Merkezi vardı, burada uzmanlardan seramik ve çini sanatını öğrenenler vardı.

Bir şehirde öncelikle, çok iyi kütüphaneler olacak ve burada temel eğitimi sağlayacağız. Önce Yunan klasikleri olacak, sonra Çarlık Rusya ve Fransa’nın klasikleri olacak. Tiyatro meraklıları için de İngiltere’nin klasikleri olacak. Bunların olması kafi değil. Her üniversite kültür yapmaz. Hiçbir fakülte kültür yapmaz. Fakülte, mesleği çözme ve açma bakımından anahtar verir fakat kültür başka bir şeydir. Adapazarı’nı çok sesli müziğe alıştırmak lazım. Çok sesli müzik insan zekasını açar. Adapazarı medeniyet merkezine 140 kilometre uzaklıkta. Orada devlet tiyatrosu, devlet operası var. Burada belediyenin ayrıca ve şehir operası kurmasına gerek yok. Çok pahalı bunlar, gerek de yok. Bundan evvel ki büyükşehir belediye başkanıyla bunları görüşmek istedim, bir senede zor randevu alabildim. Kendisi, devlet tiyatrosu getirdiklerini ama pek ilginin olmadığını söyledi. Bu biraz kültürle ilgili…  

Toplumun da buna ilgi göstermesi lazım…

Bu Adapazarı’nda devrimle olur. Atatürk, birçok devrim yapmış. Adapazarı’nı anlattığım çok sesli müziğe alışabilmek için devrim yapmak lazım. Bu nasıl olur? Lise talebelerine bedava oyun izlettirilmeli. İstanbul’da şehir operasında müdür muavinliği yaptım. Burada, opera eserlerini tiyatrolaştırarak haftada bir gün gelen talebelere bedava verdik, ‘okuyun ve okuduktan sonra izleyin’ dedik. İstanbul Belediyesi, kanalizasyonunu yapacak parası yokken 1926’da konservatuar kurmuş. Yine 1926’da şehir tiyatrosunu kurmuş ve öyle ki mesela 10 semtindeki şehir tiyatroları ful oynardı. Önce seçilen insanların kafasında şekillenmesi lazım. O kadar imkan var ki… Sakarya’da 10’a yakın hatta daha fazla kültür var. Bu kültürler 100 sene geçmeden kaynaşmaz. Şu anda kültürler karışıyor, Adapazarı’na ait bunların üstün kültürleri birleşti, bir kültür meydana geldi. Bu kültüre Adapazarı kültürü diyoruz. Adapazarı’nda bir opera binasının olmasını isterim. Hiç olmazsa bu yeni kültür merkezinde opera oynanacak sahneyi öyle yaptırsınlar. Aynı sahnede tiyatro da olur toplantılar da olur.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu